Bu Blogda Ara

10 Aralık 2016 Cumartesi

Değişim, Hemen Şimdi...

Üretim ve Teknoloji

Finansal piyasalardan ne kadar konuşsak da, reel sektör her zaman uzun vadeli büyümenin dinamosudur. Üzülerek özellikle son yıllarda sanayi üretim endeksinde ciddi bir sıkışma açıkça görülmektedir.


Özet olarak 2009'da %10'a yakın bir küçülme, 2010 ve 2011 yıllarında toparlanma ile devam eden süreç 2012 - 2015 arasında %3 ortalama ile büyümüştür. Ne yazık ki 2016'da negatif bir büyüme olacak gibi görülmektedir. (Veriler  TÜİK'den alınmıştır.)

Bu tablo bize üretim performansımızın son 5 yıldır istediğimiz gibi artmadığını gösteriyor. Bu sonucu 2006 ve 2007 yıllarında %7 ortalama ile üretim büyümesi sağlamamızdan görebiliyoruz.

Bu noktada başka ülkelerle bu grafiği karşılaştırmak daha anlamlı olacaktır. Öncelikle bu büyüme oranlarını Almanya, Fransa veya Amerika gibi ülkelerle karşılaştırırsak performansımızın çok iyi olduğu sonucuna varabiliriz. Bu karşılaştırma bu ülkelerin üretim hacimlerine bakıldığında anlamsız olacaktır.

Bu sebeple karşılaştırma amacıyla Polonya'yı seçtik. Polonya 2004'de Avrupa Birliğine girmiş gelişmekte olan 38 milyon nüfusa sahip bir ülke. Elbette farklı dinamiklere sahip olsa da bu karşılaştırma bizim için bir ölçü olabilir.



Yukarıdaki grafikte Polonya'nın istikrarlı bir büyüme trendine sahip olduğunu görüyoruz. Özellikle 2013'den itibaren %5 gibi ortalama büyümeye ulaştığını görüyoruz. (Kırmızılar Polonya, Maviler Türkiye)

Bu noktada Polonya'yı seçme nedenin özellikle yazılım ve ARGE konusunda oldukça etkili çalışmalar yürüttüklerini görmemdi. Elbette bu subjektif bir değerlendirmeydi. Bu sebeple iki ülkenin yüksek teknoloji ihracatlarını karşılaştırmak doğru olacaktır.


Yukarıdaki grafikte mavi ile Polonya'nın Yüksek Teknoloji ihracatı görülmektedir, 2015'de Polonya'nın yüksek teknoloji ihracatı toplam ihracatının %9'una ulaşmıştır. Bu oran bizde ise %2 civarındadır. Peki bu durumun sebebi nedir? Niçin Türkiye'nin yüksek teknoloji ihracatı, bu kadar düşüktür? Bu noktada ARGE harcamalarını karşılaştırmanın yararlı olacağını düşünüyorum.


ARGE


Polonya'nın ARGE harcamalarının GSYH'ya oranına baktığımızda gördüklerimiz ise bizi çok daha fazla şaşırtıyor. 2014 OECD verilerine göre Polonya'da bu oran %0.94, Türkiye'de ise %1 yani az da olsa biz Polonya'dan oransal olarak daha fazla ARGE harcaması yapmaktayız. İşte bu noktada ilginç bir soru ortaya çıkıyor, Polonya bizimle aynı ARGE harcamasını yapıyorsa nasıl ihracatının %9'unu yüksek teknoloji ürünlerine bağlı yapıyor? Bence bu soru oldukça kritik. Bu noktada %1 ARGE yatırımının yetersiz olduğunu da not etmek istiyorum ama biz ARGE harcamalarını niye verimli kullanamıyoruz?

Bu noktada analizi biraz daha derinleştirdiğimiz-de ARGE için en önemli noktalarından biri olan insan kaynağına geliyoruz. 

OECD'nin STI raporlarını internetten araştırırsanız sizin de göreceğiniz gibi;
  • Fen ve Teknolojide istihdam edilenlerin oranı Türkiye'de%12, Polonya'da %26. Yani iş gücümüzün çok daha az bir kısmı Fen ve Teknoloji alanında çalışıyor.
  • Son zaman da çok sık duyduğunuz PISA testinde yıllardır Polonya Türkiye'den çok daha iyi durumda görünüyor. Detaya indiğimizde şunu görüyoruz, Polonyalı yüksek kaliteli öğrencilerin başarısı Türk kaliteli öğrencilerden çok daha iyi; buna karşın, Türk düşük kaliteli öğrenciler, Polonyalı düşük kaliteli öğrencilerden daha başarılı. Bu ne demek? Türkiye yüksek kaliteli öğrencilerini yeteri kadar iyi yetiştiremiyor.
  • Diğer ilginç bir nokta ise patent konusunda Polonyalıların patenlerinin yaklaşık %35'i yabancı bilim adamları ile ortak alınırken bu oran Türkiye için sadece %7. Bu durum uluslararası bilimsel çalışmalarda içimize kapalı olduğumuz gösteriyor. Halbuki Türkiye'nin gelişmekte olan bir ülke olarak uluslararası bilgi paylaşımına aç olması gerekiyor. 
ARGE için yatırım, insan gücü ve teknoloji kullanımı büyük öneme sahip. Hep övündüğümüz genç nüfusumuzu kaliteli iş gücüne çeviremedikçe ARGE yatırımlarını tek başına arttırmamız ne yazık ki anlamlı olmuyor. Bu noktada soruna gerçekçi yaklaşmamız çözüm için çok önemli.

Eurostat istatistiklerinde kurumsal inovasyon projesi yapan firma oranımız Polonya'dan çok daha fazla. Aslında Türkiye teknoloji konusunda ilerlemek istiyor ama en büyük eksiklik yetişmiş insan gücü ve teknoloji konusunda dışa bağımlılığımız.

Bunlara ek olarak Polanya Start-up noktasında da oldukça hızlı ilerliyor. Bu konuda http://www.forbes.com/sites/alisoncoleman/2016/05/20/poland-on-track-to-becoming-a-major-european-tech-startup-hub/#6b110aa7431b makaleyi okuyabilirsiniz. Ama en dikkat çekici nokta Start-up'ları %54'ünün ihracat yapıyor olması.

Bu noktada ana amacım Polonyayı övmek yada Türkiyeyi yermek değil. Ama dolar kuruna gösterdiğimiz ilginin daha çoğunu göstermemiz gereken ana sorunlara odaklanmamız. Bu açıdan da Polonya güzel bir örnek.

ARGE, değişim inovasyon sadece para yada istek ile değil aynı zamanda uluslararası iş birliği, kaliteli insan gücü ve yüzü dünyaya dönük girişimcilik ile oluyor.

Teknoloji


Türkiye ve teknoloji yan yana geldiğinde kurduğumuz cümlelerin çoğu ne kadar iyi bir pazar olduğumuz ile ilgili. Çok genç nüfus, e-ticaret gelişiyor, mobil kullanım yüksek gibi. Elbette bu noktalarda değerli ama bizim mutlaka teknoloji üretmemiz gerekiyor. Tüm yazılım teminimizi Amerika, Avrupa'dan yaparak, arada biraz palazlanan şirketleri de yabancılara satarak bu döngüyü kıramayız. Yabancıya satışlara karşı değilim ama markalar hala yerel iken yapılan satışlar global markalar çıkarmamızı engelliyor.

Endüstri 4.0'dan söz edilirken, çoğu Türk şirketi yabancı firmaların çözümler geliştirmesini bekliyor. Özel sektörde Start-up ürün ile Microsoft çözümlerini karşılaştırmaya çalışan garantici yöneticilerin kararları zaten az olan marka çıkarma şansımızı yok ediyor.

Konuyla ilgili yorumlarınızı bekliyoruz.


İlgili Linkler




Read More »

22 Kasım 2016 Salı

Şirketinizde Bir ChatBot İstihdam Etmeye Ne Dersiniz?

hızlıYol Teknoloji olarak, ChatBot'ların kurumsal kullanımı üzerine çalışmalar yapmaktayız. İlk odaklandığımız ChatBot'larda biri olan satış ChatBot'u ile saha ekiplerinizden hiç bir ek uygulamaya gerek duymadan Facebook Messenger yardımı ile (önümüzdeki dönemde buna ek olarak Whatsapp, Skype ve Slack gibi uygulamaları da eklemeyi düşünüyoruz.) gerekli bilgileri toplamanızı sağlar.



Bu sayede Y ve Z kuşağının etkinliğinin arttığı günümüzde dinamik bir satış destek aracı yaratmış olabilirsiniz.

Aşağıdaki 10 dakikalık video'da ne yapmak istediğimizin özetini bulabilirsiniz.




 Aşağıdaki linkten kısa formumuzu doldurursanız firmanıza bu konuda yapabileceğimiz katkıyı konuşmak isteriz.

Formu Doldurmak için Tıklayın.


Read More »

14 Kasım 2016 Pazartesi

6 Soruda Kurumsal Teknoloji Çözümleri Nasıl Kazandırır?

1- Teknoloji yatırımlarının geri dönüşümü nasıl hesaplanır?


Her yatırım gibi teknoloji yatırımları da getiri elde etmek için yapılır. Bu sebeple bir teknoloji yatırımını incelerken maliyet ve getiri incelenerek seçenekler değerlendirilmelidir. Yatırımın maliyet ayağı oldukça net iken kazançlar kimi zaman belirsizdir. Örnek olarak yeni bir CRM yatırımı için harcayacağınız kaynağı net bir şekilde hesaplarken, getirileri hesaplamak o kadar kolay olmayacaktır. Bu sebeple özellikle yazılım yatırımlarının geri dönüşünü hesaplarken bir çok kabul yapılır. Özellikle sektördeki diğer firmalardan benchmark yapılmaya çalışılır.



Eğer bir şirketiniz varsa, bir şekilde zaten ana operasyonlarınızı yönetebiliyorsunuzdur. Yönetememiş olsaydınız şirketiniz batmış olurdu. İşte bu zaten işi bir şekilde yapabiliyor olma durumu, süreçleri optimize etme noktasında kazancı ölçmemizi zorlaştırır. Diyelim satış yapan bir firmayız ve yılda kişi başı 100.000 TL'lik satış yapıyoruz. Teknoloji danışmanı, CRM kullanırsanız bu satışın 150.000 TL 'ye yükseleceğini belirttiğinde buna inanmanız kolay olmayacaktır. Çünkü teknolojinin sağladığı görünmeyen avantajların 50.000 TL ek satışa imkan vereceğine inanamazsınız. Bu sebeple teknoloji satışı yapanlar referans ve sektörel örneklerin üzerinde dururlar. A firması satışlarını %50 arttırdı derler. Bu noktada sorulması gereken %50'lik artışın ne kadarında CRM yazılımının katkısı olduğudur.

Peki teknoloji yatırımlarının dönüşümünü nasıl hesaplayacağız. Bu noktada  elbette denemek ve elde edilen somut sonuçları kullanmak oldukça önemli. Denemek kadar vazgeçebilmek de gerekiyor. Yani örneğimizden devam edersek CRM'i denemeye başlayıp, aylık olarak satış performansını takip eder ve önceki dönemlerle karşılaştırdığınızda yatırımınızın geri dönüşümünü net olarak görürsünüz. Bu geri dönüşüm eğer sizi tatmin ediyorsa teknolojiyi kullanmaya devam edersiniz aksi halde vazgeçersiniz.

Teoride durum bu kadar basitken pratikte ne yazık ki aynı şeyi söylemek mümkün değildir. Özellikle büyük teknoloji firmaları, yüksek ön yatırım ve eğitim giderleriyle, ilgili teknolojiden vazgeçmenizi önlerler. Yani siz yeterli faydayı görmeseniz de yapılan yatırımı çöpe atamayacağınız için teknolojiyi kullanmaya devam edersiniz. Daha da kötüsü orta düzey yöneticiler yapılan yatırımın yanlışlığı ortaya çıkmasın diye teknolojiyi üst yönetime karşı korumaya çalışırlar.

İşte bu sebeplerden dolayı, teknoloji yatırımlarında SaaS modelini (aylık ödeme modelini) benimsemek, ön yatırımı minimize ederek faydayı hızlıca görebilmek ve gerekirse vazgeçebilmek oldukça önemlidir. Ve elbette faydayı doğru ölçmek için doğru parametreleri belirlemek gerektiği de unutulmamalıdır. Çeviklik ve yalınlıktan söz edilen dünyamızda yatırım kararlarında da aynı prensipleri takip etmek gerekmektedir.

2- Yeni müşteri bulmak için teknoloji araçları nelerdir?


Şirketler sürekli olarak yeni müşterilere ulaşmak için çalışmalar yaparlar. İşte teknoloji tam da bu noktada işinize yarayabilir. Çoğunlukla şirketlerin yeni müşteri kazanmak için belli rutinleri vardır. Ve genel inanç bu rutinin yeteri kadar başarılı olduğudur. Genel olarak denediğimiz yeni bazı yöntemlerden çok hızlı vazgeçeriz. Örnek olarak günde 20 kişiye e-posta atan bir müşterim bana e-posta ile müşteri bulunması mümkün değil demişti. 20 sayısı müşterimin dünyasında oldukça büyük bir sayıydı ama toplu mailing konusunda 20 sayısı aslında bir hiçti. Bu denize olta atıp 2 dakika bekledikten sonra bu denizde balık yok demek gibi bir şeydi.



İşte tam da bu sebeple yeni müşteri bulmak için yeni teknolojileri etkin olarak kullanabileceğimiz yollar belirlemeliyiz. Şunu unutmamak gerekiyor, hizmet ve ürünümüzün niteliği ne olursa olsun, potansiyel müşterinin bu ürüne ona ulaştığımız anda  ihtiyacı olması çok yüksek bir olasılık değil. Bu sebeple, doğru kişilere ulaşmak, sistemli bir şekilde markamızın bu insanlar arasında bilinirliğini arttırmak, dinamik ve kararlı bir müşteri yaşam döngüsü oluşturmak gerekiyor.

Yani öncelikle mevcut durumu analiz etmeli sonrasında da teknoloji ile ilgili adımları atarak ilk soruda açıkladığımız yatırımın geri dönüşünü, kurallarına uygun olarak ölçmeliyiz. Bu noktada ölçeği de mutlaka doğru belirlemeliyiz. Mesela günde 3 TL'lik dijital reklam verip 5 gün sonunda ne arayan var ne soran demek ne kadar yanlışsa günde 1.000 TL reklam verip bak telefon susmuyor demek de o kadar yanlıştır. Bu sebeple sektör ve ürüne göre doğru kapsam ve hedefler belirlenmeli yatırımın geri dönüşü bu kriterlere uygun olarak takip edilmelidir.

3- İş süreçlerini iyileştirmek için neler yapılabilir?


İş süreçlerini iyileştirme konusunun ölçümlenmesi zor ve özellikle şirket içinde çoğunlukla direnç uyandıran bir konudur. Süreç iyileştirme çalışmalarında çalışanlara artık bu işi şu şekilde yapacaksınız dediğiniz anda çalışanda o iyileştirmeye karşı bir eleştirel bakış açısı gelişir. Adeta o yeni teknolojinin eksikliklerini bulmaya odaklanır. Bu iş bu şekilde yapılmaz diyen tecrübeli ekip üyelerinin karşısında ise yeni teknolojiyi fırsat olarak gören dinamik bir ekip oluşur. Her ne kadar bu ekip daha sempatik görünse de tecrübesizliklerinden dolayı sürece değil teknolojiye yani araca odaklanarak şirketin en önemli değerlerinden biri olan know-how'ın kaybedilmesine neden olurlar.



Değişimi yönetmek konusunda yüzlerce makale ve kitap bulabilirsiniz. Açıkçası bu noktada liderlik, kararlılık ve vizyon değişimin başarısı için en önemli kriterler olarak ön plana çıkıyor.

Bir balıkçıya artık ağ atmana gerek yok tek düğmeye bastığında tüm balıklar güvertene atlayacak dediğinizde önce sevinecek sonra da yaptığı iş ile ilgili tüm şevkini kaybedecektir. Teknolojinin amaçlarından biri verimliliği arttırmak süreçleri iyileştirmektir ama bu amaç şirketin ana motivasyon ve vizyonu çevresinde yapılandırılmalıdır.

Yani çalışanların, müşterilerin, kullanılan ekipmanların ihtiyaçları çevresinde optimum noktanın bulunması için yapılan çalışmalar kullanılabilir ürünler doğurur.  Amaç iş yapış şeklinin tamamen değiştirilmesi değil yeniden yapılandırılmasıdır. İşte bu bakış açısıyla başarılı teknoloji projeleri geliştirilebilir.

İş sürecini iyileştirmek için hadi bir mobil uygulama yapalım şeklinde başlayan çoğunlukla tamamen farklı özelliklerin bir araya getirildiği bir İsviçre çakısını andıran çözümler sadece anlık bir sansasyon yaratırken elde edilen sonuçlar şişirilse dahi sönük kalmaktadır.

İş yaşamında inovasyon bu tarafıyla oldukça naif bir konudur. Süreçlerin doğal ve bir o kadar şık olarak çözülmesi, çalışanların sadece kullanıcı değil iç müşteri olarak ele alınması gereken ve ölçümlenmesi - sürekli iyileştirilmesi gereken bir süreçten söz ediyoruz. Bu açıdan süreç iyileştirmeleri tamamen outsource edilebilecek teknolojik çözümlerden ibaret değildir. Kimse açık kalp ameliyatı yaptırmak istemez ama gerektiğinde yaptırır. İşte bu sebeple iş süreçlerinin iyileştirilmesi konusunda farkındalık ve gereklilik mutlaka şirketler tarafından içselleştirilmelidir.

4- Gerçek ihtiyaçlar nasıl belirlenir?


Neye ihtiyacımız var? Bu soru basit bir o kadar da zor bir sorudur. Çünkü ihtiyaçlar doğru belirlenmezse yapılan çalışmalar anlam ifade etmez. İhtiyaçlar sadece patronun, üst düzey yöneticilerin değil tüm şirketin fonksiyonel olarak varmak istediği nokta ile ilgilidir. Örneğin sahada çalışan personelin hayatını kolaylaştırmak, şirketin ana fonksiyonlarının birinde kümülatif bir pozitif etki yaratabilir.



Ürüne göre ihtiyaç belirlenmemelidir. Bu tehlikeli bir yaklaşımdır. Kullandığınız bir uygulamaya ek bir modül eklendiği için o sizin ihtiyacınız haline gelmez. Bu sebeple ihtiyaçlar konusunda seçici ve inatçı olmak önemlidir. Eğer bir ihtiyaç belirlendiyse mutlaka kayıt atına alınmalı ve çözüm yolları araştırmalıdır.

Özet olarak şirketimin CRM'e ihtiyacı var cümlesi doğru bir yaklaşım değildir. Şirketinizin müşteri yönetimini iyileştirmek için yapılacak çalışmalara ihtiyacı vardır ve bu çalışmalar için CRM iyi bir araç olabilir. Bu noktada vurgulamak istediğim ihtiyaçlarla, araçların karıştırılmaması gerektiğidir.


5- Teknoloji stratejileri nasıl oluşturulur?

Sektörünüze özel ve farklı uygulamaları en kolay fark edebilecek olanlar yine sizlersiniz? Teknolojinin ulaştığı kişi sayısı arttıkça oluşan fırsatlar her şirket için yeni kapılar açıyor. İşinizi daha iyi nasıl yapabileceğinizi, yeni müşterilere nasıl ulaşacağınızı planlamak ve sürekli bu konuda şirketinizi iyileştirmek ancak doğru bir strateji ile mümkün.

Sadece rakiplerinize değil geleceğe bakarak, farklı sektörlerden anolojiler yaparak çok başarılı ürün / hizmet kanalları oluşturabilir, süreçlerinizi iyileştirebilirsiniz.

6- Performans takibi nasıl yapılır?


KPI (Anahtar Performans Göstergeleri) belirlenerek teknoloji kullanımı sürekli ölçümlenmelidir. Nasıl çalışanlarınızı değerlendiriyorsanız, kullandığınız yazılımları, iş akışlarını da aynı şekilde değerlendirmelisiniz. Planlama için kullandığınız yazılımı sırf alıştığınız için mi yoksa yüksek performans sağladığı için mi kullanıyorsunuz? Üretimde kullandığınız teknolojileri değiştirseniz ne olur? Bu gibi sorular ancak analitik sonuçlarına göre elde edilebilir. Eğer bir süreci kısaltmak istiyorsanız, süreci ancak gerçek zamanlı yönetebildiğinizde bir çözüm bulabilirsiniz. Kimi zaman koca bir şirkette küçük bir iş akışı dar boğaz yaratabilir. İşte tam da bu sebeple konuya analitik yaklaşmak oldukça önemlidir.

hızlıYOL Teknoloji ve Dönüşüm


hızlıYOL Teknoloji olarak, kurumsal çözümleri daha etkin olarak kurgulamaya odaklandık. Fayda odaklı çözümler konusunda hep ısrarcı olduk. Çalışmalarımıza bu vizyonla devam edeceğiz. Size değer katmamızı isterseniz bizi arayın, farkı hissedeceksiniz.

0216 405 10 32

Read More »

31 Ekim 2016 Pazartesi

Herkes için CRM ?

Türkiye'de CRM kullanımı giderek artsa da, KOBİ'lerin bu konuda yetersiz kaldığını söyleyebiliriz. Özellikle fayda temelli yaklaşımlardan uzaklaşıldıkça gereksiz yatırımlar yapılmakta, CRM projeleri amacına ulaşamamaktadır.


Ne için CRM?


Müşteri ilişkileri yönetimi bir şirketin en büyük varlıklarından biridir. CRM sağladığı teknolojik altyapı ile bu varlığı doğru yönetmenizi sağlar. Buna ek olarak CRM sağladığı analiz gücüyle şirketin rotasının doğru belirlenmesini sağlar.

Müşteri kazanmak maliyetli bir iştir. İster reklam ile ister çevrenizi kullanarak, müşteri kazanmak için zaman, para ve kaynak harcarsınız. İşte CRM bu noktada hangi faaliyetlerin, hangi müşteri grubunda etkili olduğunu fark etmenizi sağlar. Bu basit gibi görünen bilgi gereksiz hedefler için kaynak harcamanızı önler.

Satış ekibiniz geliştikçe, şirketinizin iş geliştirme faaliyetleri merkezi yönetimi kaybetmeye başlar. Yöneticiler kontrolü kaybetmemek için düzenli raporlar oluşturmaya çalışırlar Elinizde kullanıcı dostu bir CRM yoksa bilgiler bir türlü sağlıklı olarak toparlanamaz.

Nasıl bir CRM?


CRM'in ana işlevleri;

- Verilerin farklı kaynaklardan toplanması,
- Verilerin sistemli olarak saklanması,
- Ve kolay rapor alınabilmesidir.

Bu üç basit işlevin sağlanabilmesi için, CRM'in mobil uyumlu olması, kullanıcı arayüzünün basit olması oldukça önemlidir. Bunlara ek olarak CRM'in kolaylıkla özelleştirilebilmesi gerekmektedir.


Kolay Özelleştirme


CRM üzerinden nelerin takip edileceği sektörden sektöre, firmadan firmaya farklılık gösterir. Bu sebeple CRM'in kolay özelleştirilmesi kullanım kolaylığı sağlarken, CRM'in de hedeflerine ulaşmasını sağlar.

Müşterileri Tanıma


CRM müşterileri tanımanızı sağlamalıdır. Bu sayede doğru zamanda doğru hamleyi yapabilirsiniz. Var olan müşterileri korumak, müşteri kazanmaktan çok daha ucuz bir aktivitedir. Bu sebeple CRM mevcut müşterilerin korunması için önemli bir araçtır.

Sosyal CRM


Günümüzde Linkedin, Facebook, Twitter gibi sosyal medya mecralarının müşteri yönetimi için oldukça önemli bir araç olduğu göz ardı edilmemelidir. Bu sebeple CRM'in sosyal ağlar ile entegre çalışması gerekmektedir.

Mobil CRM


Eğer CRM'in mobil performansı yeterli değilse müşteri yönetimi ve veri akışı konusunda ciddi sorunlar yaşayacağınızdan emin olabilirsiniz. Öncelikle satış ekipleri CRM'i kullanmaktan memnun olmayacaklardır.


Kullanıcı Memnuniyeti


Nasıl olsa patron benim, satış ekibi bu CRM'i kullanmak zorunda şeklinde düşünmeyin. Satış ekibi eğer CRM'den memnun değilse ve isteksizse, CRM'e bilgi girişinin eksik ve hatalı olma olasılığı oldukça yükselir. Bu sebeple CRM'in kullanıcı memnuniyeti üzerinde durulması gereken bir konudur.

ZOHO CRM


hızlıYOL Teknoloji olarak, ZOHO CRM ile firmalara değer katmaya çalışıyoruz.

http://www.hizliyol.com/CRM.html linke tıklayın, formu doldurun CRM hesabınızı açalım, CRM'e giriş videomuzu paylaşalım.

Kolay, hızlı ve ekonomik bir CRM için yanınızdayız !


Read More »

21 Ekim 2016 Cuma

Satış Destek Robotu ile Satış Performansını Arttırın

hızlıYOL Teknoloji olarak, ChatBot konusunda yaptığımız çalışmalar kapsamında geliştirdiğimiz satış destek robotu özellikle saha satış ekiplerinize destek olarak, CRM'den bilginin en kolay ve hızlı şekilde ulaşmasını sağlayacaktır.

Facebook Messenger üzerinde çalışan ChatBot önümüzdeki dönemde diğer mesajlaşma platformlarında da çalışmaya başlayacaktır.


Detaylı bilgi için;
www.hizliyol.com
info@hizliyol.com
0216 405 10 32


Satış Destek Robotu Sizi Bekliyor !


Read More »

19 Ekim 2016 Çarşamba

ChatBot Nereye Koşuyor?

ChatBot teknoloji dünyasında giderek artan bir popülariteye sahip. Facebook, Microsoft, Google gibi devler ChatBot konusuna yatırım yapıyorlar. Bu yazımızda, ChatBot'un ne olduğunu değil, bu trendin nasıl ortaya çıktığını ve nereye gittiğini tartışmaya çalışacağız.

ChatBot'un Doğuşu

ChatBot aslında çok yeni bir konu olmamakla birlikte, son dönemde popüler olmuş bir teknoloji. Peki nereden çıktı bu ChatBot 'lar? Mobil uygulamaların yoğun olarak kullanıldığı günümüzde, kullanıcılara yeni bir uygulama daha yükletmek giderek zorlaşmakta, buna ek olarak yapay zeka konusunda yaşanan gelişmeler aslında daha dinamik ve penetrasyonu daha yüksek bir çözüm olan ChatBot 'ları ön plana çıkardı.

Whatsapp 1 milyar, Facebook Messenger 900 milyon, Skype 300 milyon, Viber 249 milyon, Line 215 milyon kullanıcı tarafından kullanılmaktadır. Küresel ölçekte, mesajlaşma platformlarının penetrasyonu oldukça yüksektir. Mesajlaşmanın iletişimde uzun yıllardır sahip olduğu bu etki, iş yaşamında Slack, Skype for Business, Facebook at Work gibi çözümlerle kendini göstermektedir.

Bir diğer açıdan yapay zekanın geliştirilmesi için mesajlaşma platformları en doğru alandır. Kendi kendine öğrenen sistemlerin geliştirilmesi için üzerinde mesajlaşmayı seven milyonlarca tester'a sahip bir ortamın kullanılmaması düşünülemez.

Ayrıca mobil uygulama alanında ciddi bir tıkanma yaşanmaktadır. Aşağıdaki istatistikler KPCB 'nin 1 Haziran 2016 tarihinde açıklanan raporundan alınmıştır;

  • Ortalama bir mobil telefonda 33 uygulama bulunuyor.
  • Sadece 12 uygulama günlük olarak kullanılıyor.
  • Kullanıcılar zamanının %80 'ini sadece 3 uygulamada harcıyor.
  • En çok kullanılan 3 uygulama Facebook, Whatsapp ve Chrome.
  • Yeni uygulama indirme oranı yılda %20 düşüyor.
Sonuç olarak mobil uygulama ölüyor mu? Kısaca hayır ama artık kullanıcıların cep telefonlarında yer alabilmek çok daha zor. İşte tam bu noktada ChatBot 'lar ciddi bir avantaj kazanıyor. Bir Facebook ChatBot 'u yaklaşık 1 milyar kullanıcıya ulaşabileceğiniz bir alan yaratıyor. Elbette ChatBot retention'ı (bağlılık) konusu da ayrıca tartışılmalı fakat uygulama indirmekle, Facebook Messenger üzerinden mesajlaşmak, farklı zorluklardaki aktiviteler olarak algılanabilir.

İşte tüm bu nedenlerle ve elbette Facebook gibi bir devin 2016 Nisan'ı itibariyle aldığı pozisyon sebebiyle ChatBot 'lar gündeme taşındı.


ChatBot Nereye Koşuyor?

Öncelikle ChatBot ile yapay zekanın aynı şeyler olmadığını vurgulamamız gerekiyor. Evet bir ChatBot yapay zeka algoritmalarını kullanabilir ama bu zorunlu değildir. Bu sebeple ChatBot 'u fonksiyonel olarak ele almak oldukça mantıklı gözüküyor.

ChatBot aslında öncelikle yazılım geliştiricilere yeni bir arayüz kazandırıyor. Yani farklı işletim sistemleri için yazılan mobil uygulamalara gerek kalmadan, hızlı bir şekilde işlemlerin yapılabileceği bir alan sağlıyor. Bu alanda yapılabilecekler ise kullanıcı, ihtiyaç ve stratejinin doğru planlanması ile sınırlı.

ChatBot 'un ana avantajlarından biri de, aynı işlevleri ele aldığımızda bir ChatBot 'un üretim maliyeti, mobil uygulamadan çok daha düşük. Buna ek olarak, ChatBot 'lar çevik üretim sürecine çok uygun bir yazılım geliştirme imkanı sunuyor. Bir ChatBot 'u yayına aldıktan sonra yeni fonksiyonları eklemek için kullanıcı deneyimini kolaylıkla kullanabilirsiniz.

Elbette kullanıcıların ChatBot deneyimi sırasında, özellikle temel bir süreci yönetirken, mesajlaşma adımlarını uzatmamak oldukça önemlidir. ChatBot geliştiricilerin düştüğü ana hatalardan biri kullanıcıları uzun mesajlaşma adımları ile zahmetli bir sürece sokup, mesaj sayısına bakarak başarılı olduklarını sanmalarıdır. Bu sebeple Facebook Messenger, özellikle seçerek / tıklayarak ilerlemeye imkan veren kısa yollar yaratmaya çalışıyor ve iletişimi hızlı şekilde ilerletmeyi hedefliyor.

Kullanıcılar sohbet etmek değil, amaçlarına ulaşmak istiyorlar. Bu sebeple ChatBot tasarımının, net bir amaca ulaşmak için kısa yol yaratacak nitelikte olması ayrıca önemlidir.

ChatBot büyük bir değişimin habercisi olabilir. Bu noktada doğru strateji kurulması firmalar için dikkat edilmesi gereken nokta olarak ön plana çıkmaktadır.

Değişimi Yakalamak

ChatBot 'lar, gelecekde robotların atası olarak tanımlanabilir. Unutmadan mesaj ile komut başlatmak insanların çoğu için çok yorucu / sıkıcı bir yöntem. Bu sebeple, görsel hafıza kullanımına dayalı ChatBot uygulamalarının önümüzdeki dönem artmasını bekliyoruz.

Öyle ya da böyle ilk robot arkadaşlarımız ya da yardımcılarımız ChatBot 'lar olacak gibi görünüyor. Değişimi doğru noktada yakalamak, popüler terimleri yakalamaktan çok daha zor. Bu sebeple ChatBot stratejileri üzerine iyice düşünmemiz gerekiyor.

hızlıYOL Teknoloji olarak, kurumlara ChatBot noktasında değer katacak fikirlerimiz ve çözümlerimiz var. Bizimle tanışmak isterseniz dönüşünüzü bekliyoruz.

0216 405 10 32



Read More »

15 Ekim 2016 Cumartesi

Fiziksel Web ile Yeni Bir deneyim

Fiziksel Web Nedir?


Fiziksel web ile çevrenizle etkileşin.
Fiziksel Web


Fiziksel web, google tarafından desteklenen bir proje olarak tanımlanır. Projenin ana amacı kullanıcıların çevreleri ile web üzerinden etkileşime geçmesini sağlamaktır. Bu amaçla google, eddystone adı verilen bir Beacon protokolünü geliştirdi. Bu protokol ile Beacon'lar ile çevremizde etiketlediğimiz makine ekipman yada alanla ile ilgili bir mikro web sitesini tetikleyerek etkileşim yaratabiliyoruz. Kısaca çevremizdeki her şey ile web üzerinden etkileşim sağlayabiliyoruz. İşin güzel tarafı bu etkileşimi sağlamak için bir uygulama yüklemenize gerek yok. Google'ın Chrome'a entegre ettiği physical web browser ile çevrenizde beacon ile etiketlenmiş şeylerle etkileşebilirsiniz.

Aşağıda bu etkileşimin bir örneği olarak park otomatını görebilirsiniz.





Fiziksel web çevremizde bulunan her şeyin web'de yer alan bir web sitesi ile bizlerle etkileşmesini sağlamaktadır.

Fiziksel Web ile Neler Yapılabilir?

Aslında fizksel web ile çevrenizle etkileşmenizin fayda sağlayacağı her noktada çözüm geliştirilebilir.


Yukarıdaki videoda restoranda sıra bekleme örneği gösterilmiştir. Beacon ile tetiklenen ve web uygulamaları ile yönetilen bu tip senaryoların sayısı oldukça arttırılabilir.

Üniversite Kampüsleri, Siteler, Üretim Tesisleri, Fuarlar, Alışveriş merkezleri fiziksel web için oldukça uygun yerlerdir.

Örneğin teknik servis mekanik odaya girdiğinde çevredeki ekipmanla ilgili bilgilere fiziksel web ile ulaşabilse işleri ne kadar kolaylaşırdı.

Yada bir alış veriş merkezinde kafede oturan bir müşteri çevresindeki indirimler kolayca fiziksel web ile göz atsa nasıl olurdu?

Neden Fiziksel Web


  1. Uygulama indirilmesine gerek olmaması
  2. Web uygulamaları ile kolay etkileşim imkanı
  3. Ucuz kurulum maliyeti
  4. Hızlı geliştirme imkanı

Nerede Kullanılır?

- Cafe'ler
- AVM'ler
- Havalimanları
- Fabrikalar
- Şnatiyeler
- Ofisler
- Siteler
-  Ve daha bir çok yerde.

Bu noktada önemli olan bir deneyim yaratmak. Detaylar için hızlıYOL Teknoloji ile irtibata geçebilir, info@hizliyol.com'a mail atabilirsiniz.


Read More »