Bu Blogda Ara

startup etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
startup etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ocak 2018 Çarşamba

ChatBot Bakıcısından 7 Uyarı

ChatBot Yetiştirmek !

ChatBot konusunda çalışan bir firma olarak, ChatBot oluşturma ve tasarım sürecinde yaptığımız ana çalışmalardan biri ChatBot ile sohbet ederek farklı deneyimleri izlemek ve ChatBot'u hedeflleri doğrultusunda eğitmek.

Aslında bu çalışma yeni doğmuş bir çocuğa konuşmayı öğretmek ve bu yetmezmiş gibi söz konusu bebeğin asistanlık hedefi doğrultusunda bazı yetenekler kazanmasını sağlamak için yapılıyor. 

ChatBot yetiştirmek kullanıcı deneyimi ile ChatBot tepkilerini senkronize edebildiğiniz kadar başarılı olabiliyor.


Nelere Dikkat Etmek gerekiyor


1- ChatBot'un günlük sohbeti doğal olarak yapabiliyor olması gerekiyor. 

2- ChatBot'un tutarlı bir kişiliği olması ve tüm cevapların bu konsepti destekliyor olması gerekiyor. Kanada'da yaptığımız ChatBot Terminatör film repliklerini kullanıyordu.

3- ChatBot'un ana hedeflerini besleyen akışlar yada hikayeler olması gerekiyor. Örnek şifre değiştirecek bir kullanıcının yaşayacakları doğru kurgulandığında ChatBot akışı sorunsuz ve kolaylıkla yönetebilir.

4- Zincir oluşturmak. Kullanıcı bir konuda bilgi alırken ChatBot'un salağa bağlaması yaşanan en kötü deneyimlerdendir. Yapılması gereken önemli bilgilerin ChatBot hafızasında tutularak, akışa geri girildiğinde bu bilgiler ile devam edilmesini sağlamaktır.

5- ChatBot'un en az bir tane açık hedefi olmalıdır. Örnek olarak Evimin değeri ChatBot'umuz da ana hedef ev değerlemektir. Bu açık ve net bir hedeftir, kullanıcı bu hedefi kolay ve hızlı bir şekilde gerçekleştirmelidir.

6- Yazım hataları. Yanlış yazdın düzelt yerine sık yapılan yanlışların otamatik düzeltilmesi akışı rahatlatacaktır.

7- Gerektiğinde hatırlatma yapmayı unutmayın. Yani ChatBot ile tatil planı yaptıysanız ChatBot basit hatırlatmalar ile tatil hazırlıklarına katkı yaparak retention'ı arttırabilir.

Ve altın kural

ChatBot Projesi = 1 efor analiz + 2 efor yazılım geliştirme + 2 efor test

Detaylı analiz ve test süreci olmadan ChatBot'larınız ancak api arayüzü olarak çalışır. ChatBot asistan geliştirmek ise bir bebek büyütmek gibi zor ama zevkli bir iştir.

Detaylar için bize ulaşın.

0216 405 1032

info@hizliyol.com

Read More »

31 Ekim 2017 Salı

Futbol Kulüpleri için ChatBot Çözümleri

Türkiye'de Futbol Sektörü 1 milyar Euro Sınırında 

Spor ekonomisi giderek büyüyen önemli bir sektör olarak ön plana çıkmaktadır. Dünya ölçüsündeki büyük kulüplerin yıllık ciroları 200 Milyon Euro düzeyinde olan bu sektörün Türkiye'de futbol pastasının büyüklüğünün yaklaşık 1 Milyar Euro seviyesinin hemen altında olduğunu ve bu rakamla da Avrupa futbol pastasının yaklaşık %6 'sını oluşturduğu görülmektedir.

Dijtalleşme ve İletişim

Futbol takımlarının taraftarları ile iletişimi ve kullanamadıkları fırsatları değerlendirmeleri oldukça önemli bir konu olarak ön plana çıkıyor. Taraftarla sağlıklı bir ilişki kurmak için kullanılabilecek klasik kanalların dışında daha bireysel ilgili günümüzün dünyasında önemini giderek arttırıyor.

Bu noktada aynı anda milyonlarca taraftarlarla kişisel ilişki kurabilmek oldukça sıkıntılı bir süreci beraberinde getiriyor.Çözüm olarak, özellikle Facebook Messenger üzerinde çalışacak ChatBot'ların oldukça etkili olduğu görülmektedir.

Facebook ChatBot ve Futbol Takımları

Facebook Messenger üzerinde çalışan ChatBot'lar ile aynı anda binlerce taraftarınızla yazışabilecek bir altyapı oluşturmak artık çok daha kolay.

Hangi özellikler;

Öncelikle bir ChatBot ile taraftarınızla Facebook Messenger üzerinden sürekli ve etkileşimli bir ilişki yaratabilirsiniz ve bunun için taraftarın ek bir uygulama yüklemesi gerekmez.

  • Maç günü bilgilendirmeler, maçtan canlı bilgiler ve maç sonucu bilgilendirme
  • Kulüp açıklamalarını duyurma imkanı
  • Maç bileti ve kombine satış hatırlatma
  • Forma gibi tescilli ürünleri tanıtma
  • Takımdan bilgiler ve haberleri hızlı yayma
  • Taraftarların oyuncu, maç, fikstür ve istatistik sorularına cevap verme,
  • Video paylaşımı
Yukarıda saydığımız özellikler taraftarların her an ulaşabileceği, yeni ve etkin bir kanalın oluşmasına imkan vermektedir.




Yukarıda görüldüğü gibi Facebook takipçilerini daha etkileşimli olarak kullanmanın en etkin yolu ChatBot uygulması olarak görülmektedir.

Dünyadan Örnekler

Manchester City takımının kullandığı Facebook Messenger ChatBot videosu aşağıda görülmektedir.


Bir çok futbol takımının aynı şekilde uygulamalar peşinde koştuğunu ve kulübe özel çözümlerin geliştirilebileceğini unutmamak gerkiyor.


hızlıYOL Teknoloji ve ChatBot

hızlıYOL Teknoloji olarak farklı ChatBot projelerinde edindiğimiz tecrübeyi futbol kulüplerine değer katmak için kullanmak istiyoruz. Detaylar için web sitemizi http://www.hizliyol.com  ziyaret edebilir veya bize info@hizliyol.com 'dan mail gönderebilirsiniz.



Read More »

21 Ekim 2017 Cumartesi

ChatBot vs Arama Motoru

ChatBot Nedir?

Bu konuda daha önceki yazılarımızda daha fazla detay bulabilirsiniz. Kısaca ChatBot, mesajlaşma arayüzü üzerinden belirli konu ve kapsamda destek sağlayan uygulamalar olarak tanımlanabilir. Söz konusu destek yapay zeka çözümleri ile desteklenebileceği gibi standart akışlar ile de yapılandırılabilir.

Image result for chatbot google

ChatBot vs Arama Motoru

Bir sorunuz olduğunda bunu google'a sorabilirsiniz ve google size en uygun cevabı içeren siteleri getirmeye çalışır. Bu açıdan benzer şekilde ChatBot'ta sorulan soruya en uygun cevabı getirmeye çalışır. Bu şekilde bakıldığında ChatBot ve arama motoru birbirine oldukça benzer çözümlermiş gibi görünür. Özellikle web sitelerinde sık sorulan sorular ile ilgili arama yapmak yada bu soruları cevaplayan bir ChatBot olması arasında fark yokmuş gibi de görülebilir.

ChatBot uygulamalarında ChatBot'un cevaplarını arama motorundan getiren çözümler de mevcuttur. Ana sorun butip durumlarda arama motoru daha hızlı sonuç getireceği için daha etkili olacaktır. ve ChatBot'u kullanmak için bir neden kalmayacaktır.

Peki Fark Ne?

Arama motorunu kütüphanenizde duran bir Ansiklopedi olarak, ChatBot'u ise belli konularda uzman bir arkadaşınız olarak düşünebilirsiniz. Evet ansiklopedi çok işinize yarar ama arkadaşınızdan bilgi almak çoğunlukla daha cazip gelir.

İşte bu örnekten de anlaşılacağı gibi ChatBot bir arama motoru olarak değil, size asistanlık yapacak bir danışman olarak konumlandırılmalıdır. Bu temel farklılık iki platformu kesin bir çizgiyle birbirinden ayırır.


Arama Motoru gibi ChatBot

Eğer ChatBot'u bir asistan gibi konumlandırmazsanız, bir süre sonra anahtar kelimelerle cevap alınmaya çalışılan bir arama motoru haline gelir. Bu sebeple, ChatBot'un kişiliği, cevap vereceği soruların kurgulanması, çift yönlü iletişim sunması oldukça önemli hale gelmektedir.

Nasıl Bir ChatBot?

ChatBot'un net bir hedefi ve bu hedef doğrultusunda kurgulanmış hikayelere dayanan bir senaryosu ve kişiliği olmalıdır. Ancak bu şekilde kullanıcı ChatBot'u bir asistan olarak görmeye başlar ve bu şekilde sürekli kullanım sağlanabilir. Detaylar için www.hizliyol.com


Read More »

30 Eylül 2017 Cumartesi

Yapay Zeka Destekli ChatBot Asistanlar

ChatBot Asistanlar Geliyor !

hızlıYOL Teknoloji olarak sadece yapay zeka destekli ChatBot projelerine odaklanan yeni bir girişim yarattık; Botmore Teknoloji.

Botmore, özellikle İnşaat, İnsan Kaynakları ve operasyonel işler için yapay zeka destekli ChatBot'lar geliştirmeyi hedefleyen bir girişim.

Özellikle sektörel asistanlar ile ilgili çalışmalarımıza hali hazırda başlamış durumdayız. Örnekler ve daha fazla bilgi için bize ulaşmanızı bekliyoruz.

http://botmore.net

mail: info@hizliyol.com

Linkedin hesabımız:  https://www.linkedin.com/company/6405020/

Bizi takip edin sektörel olarak sizin ihtiyaçlarınıza uygun asistanlar ile tanışmaya başlayın.




Read More »

23 Mayıs 2017 Salı

İnsan Kaynakları ChatBot Çözümleri

İnsan Kaynakları ChatBot Çözümleri

ChatBot, yapay zekayı etkin kullanırken, kullanıcıların çok alışkın olduğu mesajlaşma arayüzleri üzerinden yeni bir etkileşim deneyimi sunar.

ChatBot sık sorulan sorulara otomatik yanıt verilmesini, belirlenen yapılandırılmış akışlar ve farklı menüler ile kullanıcı ile sürekli bir etkileşim kurulmasını sağlar. 

--Tekrarlanan işlerde departmanın iş yükü doğal olarak azalır.--

ChatBot Ne Sağlar?

  • Soru - Cevap
  • Yapılandırılmış Akışlar
  • Çok Kanallı Deneyim
  • Kullanıcı Bağlılığı
ChatBot kullanımı ile mesajlaşma arayüzü üzerinden facebook messenger, web, mobil farklı kanlaardan doğal bir deneyim yaratabilirsiniz.



ChatBot Analitik ve KPI

ChatBot geliştirilmesi ve kullanımından daha önemlisi ChatBot analitiklerinin izlenerek sürekli iyileştirmenin yapılmasıdır.

--Bu amaçla KPI’ların doğru belirlenmesine çok önem veriyoruz.--



İşe Alımda ChatBot

İş ilanının niteliklerine ve şirket politikanıza göre ChatBot’un aday ile ön görüşme yapmasına ne dersiniz? Bu sayede zaman kaybetmeden ön elemeyi yapabilir, adayların sorulara verdiği yanıtlara göre arama yapabilirsiniz.

ChatBot ön tanımlı bilgilere göre adayı yönlendirir ve tavsiyeler ile en uygun pozisyona baş vurmasını sağlar. Bu sayede gereksiz başvurular engellenmiş olur.

Facebook, web sayfası sizin için yeni bir arayüz olabilir.

Oryantasyon ChatBot’u

İşe yeni başlayan çalışana oryantasyon vermek yorucu ve tekrar eden bir iş yükü doğurabilir. Doğru kurgulanmış bir ChatBot ile bu rutin için çok farklı bir deneyim oluşturulabilir.

  • Özlük haklarını bildirmek,
  • Ekibi tanıtmak,
  • Şirketi tanıtmak,
  • Sık yaşanan sorunları açıklamak.
ChatBot ile artık çok daha kolay!

Oryantasyon gibi tekrar içeren işleri ChatBot'lara bırakabilirsiniz.

İK - Çalışan İlişkileri

Duyuruları, etkinlik haberlerini, doğum günlerini, şirket organizasyonlarını ChatBot’a bırakmaya ne dersiniz? Bırakın ChatBot şirketinizin yüzü olsun.


İnsan Kaynaklarında İnovasyon

Sektörde teknolojinin etkin kullanımı ve yaratıcı çözümler için hızlıYOL Teknoloji olarak farklı çalışmalar yürütmekteyiz;
  • Yapay zekayı iş süreçlerinize katmaya başlayın
  • Kurum - içi süreçlerinizi yalınlaştırın
  • Departmanın verimliliğini arttırın
  • ChatBot’un kişiliğine özen gösterin
  • Çalışanlarınıza 7/24 dokunun
  • Y kuşağına hazırlanın

ChatBot Geliştirme ve Danışmanlık

ChatBot konusunda hizmet ve danışmanlık sunmaktayız. Bu kapsamda;
  • ChatBot geliştirme
  • Çok kanallı deneyim tasarlama
  • ChatBot kişilik ve dil oluşturma
  • Yapılandırılmış akışları belirleme
  • ChatBot strateji oluşturma ve KPI belirleme
Daha fazlası için bize ulaşın.










Read More »

29 Aralık 2016 Perşembe

Start-up'çılık Oynamak !

Start -up

Girişimcilik ekonomi için önemli konulardan biridir. Bunu red etmek mümkün değildir. Özellikle yazılım gibi giriş bariyerinin düşük olduğu bir iş modelinde çok hızlı başarıya ulaşmak, dünyadaki örneklere baktıkça heyecanlanmamak mümkün değildir. Google, Facebook derken herkesin Start-up olası gelir.

Yanılsama

Start-up'ların başarı oranı çok düşüktür. Eğer tutkunuz yoksa, kaybetmeyi göze alamıyorsanız. Start-up dipsiz bir kuyudur. Bu iş sadece para için yapılacak bir iş değildir. Eğer hedefiniz para ise milli piyango bileti daha iyi bir tercih olabilir. Bana Yemek Sepeti demeyin, lütfen hikayelerini okuyun. Elbette olmaz demiyorum ama şirketi kurdum milyonlar geliyor rüyasını unutun !

Yatırım

Yatırım alırsanız ki Türkiye'de hiç kolay bir süreç değildir, sadece fikir ile almanız çok küçük bir ihtimaldir. Lütfen yatırım parasını size verilen bir ikramiye gibi düşünmeyin. Bu yatırım size değil şirkete yapılır. Ve belki dışarıda çalışırken alacağınızdan çok daha düşük bir maaş alırsınız. (Hiç almayanlar da var o ayrı.)

Fikir

Müthiş bir fikriniz var ve bunu kimse yapmamıştır. Bu çok düşük bir ihtimal olmakla birlikte elbette mümkündür. Ama eğer böyle bir fikriniz varsa yatırımı Türkiye'de aramayın, atlayın uçağa gidin SF'ya. Türkiye'de niye yatırım aramayın? Udemy'inin geçmişini araştırın anlarsınız. Türkiye'de yapılan yatırımlara yakından bakın anlarsınız.

Angel

Melek yatırımcılar çoğunlukla melek değildirler. Özellikle ülkemizde çok küçük paralarla çok şey yapmak isterler. Hepimiz gibi aşırı fırsatçıdırlar. Girişimci hızlı zengin olmak ister ama melek yatırımcı daha da hızlı zengin olmak ister. 15 -20 paralı arkadaş melek yatırımcı olup, kurbanlık danaya girer gibi yatırım yaparlar. Bu bir noktaya kadar normal olsa da, bu parayı gayrimenkule yatırsam daha iyi olur diye düşünen bir anlayış bizi bir yere götürmez.

Kurumsal Müşteri

Eğer bir Start-up'sanız kurumsal müşteriye ulaştığınızda heyecanlanırsınız. Kurumsal müşteriler ise start-up'ı bedava çalıştırılacak ekip olarak görürler. İlk önce ürününüzü incelerler sonra şunlarda olsa iyi olur derler. Bir süre sonra sizi parasız çalıştırılan zeki gençler olarak kabul etmeye başlarlar. Her departman müdürü farklı bir istekle size gelir ve proje sizin hayal ettiğiniz yoldan çıkabilir. Elbet müşteriyi dinlemek önemlidir ama eğer projeniz harika diye başlayıp, şunları da bir yapın, deneyelim beğenirsek bakarız diyen, konuyla derinlikli olarak ilgilenmeyen müşteri adaylarınız varsa ciddi bir tuzağa düşüyor olabilirsiniz.

Start-up'çılık Oynamak

Start-up işsiz kaldığınızda yapılacak bir aktivite değildir. Start-up ücretsiz iş yapan arkadaş grubu değildir. Mutlaka fırsat maliyetini düşünün. Yatırım almak için iş yapmayın. İnanmadığınız bir ürünü sadece ürün olsun diye çıkarmayın. İlk olmak önemli gibi görünse de aslında başarılı olanlar çoğunlukla ilk yapanlar değildir.

Kararlarınız net olsun. Kaybederseniz de onlarla kaybedin.

İyi yazılımcı, tasarımcı, mühendis olabilirsiniz başarınızla bunun bir ilgisi yoktur. Bazen doğru zamanda doğru yerde olmak ile olmamak arasında çok büyük fark olabilir.

Uzun lafın kısası tutkulu bir fikriniz ve bunu yapabilecek potansiyeliniz varsa girişimcilik çok zevkli olabilir. Ama biz de yaparız abi mantığı, size Start-up'çılık oynatır. Yatırımcı, müşteri arasında kendi hayalinizden çıkıp mutsuz olursunuz.

Sonuç olarak Samuel Beckett'en bir alıntı ile bitirmek istiyorum.

"Hep denedin, hep yenildin. Olsun. Gene dene, gene yenil. Daha iyi yenil."
Read More »

10 Aralık 2016 Cumartesi

Değişim, Hemen Şimdi...

Üretim ve Teknoloji

Finansal piyasalardan ne kadar konuşsak da, reel sektör her zaman uzun vadeli büyümenin dinamosudur. Üzülerek özellikle son yıllarda sanayi üretim endeksinde ciddi bir sıkışma açıkça görülmektedir.


Özet olarak 2009'da %10'a yakın bir küçülme, 2010 ve 2011 yıllarında toparlanma ile devam eden süreç 2012 - 2015 arasında %3 ortalama ile büyümüştür. Ne yazık ki 2016'da negatif bir büyüme olacak gibi görülmektedir. (Veriler  TÜİK'den alınmıştır.)

Bu tablo bize üretim performansımızın son 5 yıldır istediğimiz gibi artmadığını gösteriyor. Bu sonucu 2006 ve 2007 yıllarında %7 ortalama ile üretim büyümesi sağlamamızdan görebiliyoruz.

Bu noktada başka ülkelerle bu grafiği karşılaştırmak daha anlamlı olacaktır. Öncelikle bu büyüme oranlarını Almanya, Fransa veya Amerika gibi ülkelerle karşılaştırırsak performansımızın çok iyi olduğu sonucuna varabiliriz. Bu karşılaştırma bu ülkelerin üretim hacimlerine bakıldığında anlamsız olacaktır.

Bu sebeple karşılaştırma amacıyla Polonya'yı seçtik. Polonya 2004'de Avrupa Birliğine girmiş gelişmekte olan 38 milyon nüfusa sahip bir ülke. Elbette farklı dinamiklere sahip olsa da bu karşılaştırma bizim için bir ölçü olabilir.



Yukarıdaki grafikte Polonya'nın istikrarlı bir büyüme trendine sahip olduğunu görüyoruz. Özellikle 2013'den itibaren %5 gibi ortalama büyümeye ulaştığını görüyoruz. (Kırmızılar Polonya, Maviler Türkiye)

Bu noktada Polonya'yı seçme nedenin özellikle yazılım ve ARGE konusunda oldukça etkili çalışmalar yürüttüklerini görmemdi. Elbette bu subjektif bir değerlendirmeydi. Bu sebeple iki ülkenin yüksek teknoloji ihracatlarını karşılaştırmak doğru olacaktır.


Yukarıdaki grafikte mavi ile Polonya'nın Yüksek Teknoloji ihracatı görülmektedir, 2015'de Polonya'nın yüksek teknoloji ihracatı toplam ihracatının %9'una ulaşmıştır. Bu oran bizde ise %2 civarındadır. Peki bu durumun sebebi nedir? Niçin Türkiye'nin yüksek teknoloji ihracatı, bu kadar düşüktür? Bu noktada ARGE harcamalarını karşılaştırmanın yararlı olacağını düşünüyorum.


ARGE


Polonya'nın ARGE harcamalarının GSYH'ya oranına baktığımızda gördüklerimiz ise bizi çok daha fazla şaşırtıyor. 2014 OECD verilerine göre Polonya'da bu oran %0.94, Türkiye'de ise %1 yani az da olsa biz Polonya'dan oransal olarak daha fazla ARGE harcaması yapmaktayız. İşte bu noktada ilginç bir soru ortaya çıkıyor, Polonya bizimle aynı ARGE harcamasını yapıyorsa nasıl ihracatının %9'unu yüksek teknoloji ürünlerine bağlı yapıyor? Bence bu soru oldukça kritik. Bu noktada %1 ARGE yatırımının yetersiz olduğunu da not etmek istiyorum ama biz ARGE harcamalarını niye verimli kullanamıyoruz?

Bu noktada analizi biraz daha derinleştirdiğimiz-de ARGE için en önemli noktalarından biri olan insan kaynağına geliyoruz. 

OECD'nin STI raporlarını internetten araştırırsanız sizin de göreceğiniz gibi;
  • Fen ve Teknolojide istihdam edilenlerin oranı Türkiye'de%12, Polonya'da %26. Yani iş gücümüzün çok daha az bir kısmı Fen ve Teknoloji alanında çalışıyor.
  • Son zaman da çok sık duyduğunuz PISA testinde yıllardır Polonya Türkiye'den çok daha iyi durumda görünüyor. Detaya indiğimizde şunu görüyoruz, Polonyalı yüksek kaliteli öğrencilerin başarısı Türk kaliteli öğrencilerden çok daha iyi; buna karşın, Türk düşük kaliteli öğrenciler, Polonyalı düşük kaliteli öğrencilerden daha başarılı. Bu ne demek? Türkiye yüksek kaliteli öğrencilerini yeteri kadar iyi yetiştiremiyor.
  • Diğer ilginç bir nokta ise patent konusunda Polonyalıların patenlerinin yaklaşık %35'i yabancı bilim adamları ile ortak alınırken bu oran Türkiye için sadece %7. Bu durum uluslararası bilimsel çalışmalarda içimize kapalı olduğumuz gösteriyor. Halbuki Türkiye'nin gelişmekte olan bir ülke olarak uluslararası bilgi paylaşımına aç olması gerekiyor. 
ARGE için yatırım, insan gücü ve teknoloji kullanımı büyük öneme sahip. Hep övündüğümüz genç nüfusumuzu kaliteli iş gücüne çeviremedikçe ARGE yatırımlarını tek başına arttırmamız ne yazık ki anlamlı olmuyor. Bu noktada soruna gerçekçi yaklaşmamız çözüm için çok önemli.

Eurostat istatistiklerinde kurumsal inovasyon projesi yapan firma oranımız Polonya'dan çok daha fazla. Aslında Türkiye teknoloji konusunda ilerlemek istiyor ama en büyük eksiklik yetişmiş insan gücü ve teknoloji konusunda dışa bağımlılığımız.

Bunlara ek olarak Polanya Start-up noktasında da oldukça hızlı ilerliyor. Bu konuda http://www.forbes.com/sites/alisoncoleman/2016/05/20/poland-on-track-to-becoming-a-major-european-tech-startup-hub/#6b110aa7431b makaleyi okuyabilirsiniz. Ama en dikkat çekici nokta Start-up'ları %54'ünün ihracat yapıyor olması.

Bu noktada ana amacım Polonyayı övmek yada Türkiyeyi yermek değil. Ama dolar kuruna gösterdiğimiz ilginin daha çoğunu göstermemiz gereken ana sorunlara odaklanmamız. Bu açıdan da Polonya güzel bir örnek.

ARGE, değişim inovasyon sadece para yada istek ile değil aynı zamanda uluslararası iş birliği, kaliteli insan gücü ve yüzü dünyaya dönük girişimcilik ile oluyor.

Teknoloji


Türkiye ve teknoloji yan yana geldiğinde kurduğumuz cümlelerin çoğu ne kadar iyi bir pazar olduğumuz ile ilgili. Çok genç nüfus, e-ticaret gelişiyor, mobil kullanım yüksek gibi. Elbette bu noktalarda değerli ama bizim mutlaka teknoloji üretmemiz gerekiyor. Tüm yazılım teminimizi Amerika, Avrupa'dan yaparak, arada biraz palazlanan şirketleri de yabancılara satarak bu döngüyü kıramayız. Yabancıya satışlara karşı değilim ama markalar hala yerel iken yapılan satışlar global markalar çıkarmamızı engelliyor.

Endüstri 4.0'dan söz edilirken, çoğu Türk şirketi yabancı firmaların çözümler geliştirmesini bekliyor. Özel sektörde Start-up ürün ile Microsoft çözümlerini karşılaştırmaya çalışan garantici yöneticilerin kararları zaten az olan marka çıkarma şansımızı yok ediyor.

Konuyla ilgili yorumlarınızı bekliyoruz.


İlgili Linkler




Read More »

14 Kasım 2016 Pazartesi

6 Soruda Kurumsal Teknoloji Çözümleri Nasıl Kazandırır?

1- Teknoloji yatırımlarının geri dönüşümü nasıl hesaplanır?


Her yatırım gibi teknoloji yatırımları da getiri elde etmek için yapılır. Bu sebeple bir teknoloji yatırımını incelerken maliyet ve getiri incelenerek seçenekler değerlendirilmelidir. Yatırımın maliyet ayağı oldukça net iken kazançlar kimi zaman belirsizdir. Örnek olarak yeni bir CRM yatırımı için harcayacağınız kaynağı net bir şekilde hesaplarken, getirileri hesaplamak o kadar kolay olmayacaktır. Bu sebeple özellikle yazılım yatırımlarının geri dönüşünü hesaplarken bir çok kabul yapılır. Özellikle sektördeki diğer firmalardan benchmark yapılmaya çalışılır.



Eğer bir şirketiniz varsa, bir şekilde zaten ana operasyonlarınızı yönetebiliyorsunuzdur. Yönetememiş olsaydınız şirketiniz batmış olurdu. İşte bu zaten işi bir şekilde yapabiliyor olma durumu, süreçleri optimize etme noktasında kazancı ölçmemizi zorlaştırır. Diyelim satış yapan bir firmayız ve yılda kişi başı 100.000 TL'lik satış yapıyoruz. Teknoloji danışmanı, CRM kullanırsanız bu satışın 150.000 TL 'ye yükseleceğini belirttiğinde buna inanmanız kolay olmayacaktır. Çünkü teknolojinin sağladığı görünmeyen avantajların 50.000 TL ek satışa imkan vereceğine inanamazsınız. Bu sebeple teknoloji satışı yapanlar referans ve sektörel örneklerin üzerinde dururlar. A firması satışlarını %50 arttırdı derler. Bu noktada sorulması gereken %50'lik artışın ne kadarında CRM yazılımının katkısı olduğudur.

Peki teknoloji yatırımlarının dönüşümünü nasıl hesaplayacağız. Bu noktada  elbette denemek ve elde edilen somut sonuçları kullanmak oldukça önemli. Denemek kadar vazgeçebilmek de gerekiyor. Yani örneğimizden devam edersek CRM'i denemeye başlayıp, aylık olarak satış performansını takip eder ve önceki dönemlerle karşılaştırdığınızda yatırımınızın geri dönüşümünü net olarak görürsünüz. Bu geri dönüşüm eğer sizi tatmin ediyorsa teknolojiyi kullanmaya devam edersiniz aksi halde vazgeçersiniz.

Teoride durum bu kadar basitken pratikte ne yazık ki aynı şeyi söylemek mümkün değildir. Özellikle büyük teknoloji firmaları, yüksek ön yatırım ve eğitim giderleriyle, ilgili teknolojiden vazgeçmenizi önlerler. Yani siz yeterli faydayı görmeseniz de yapılan yatırımı çöpe atamayacağınız için teknolojiyi kullanmaya devam edersiniz. Daha da kötüsü orta düzey yöneticiler yapılan yatırımın yanlışlığı ortaya çıkmasın diye teknolojiyi üst yönetime karşı korumaya çalışırlar.

İşte bu sebeplerden dolayı, teknoloji yatırımlarında SaaS modelini (aylık ödeme modelini) benimsemek, ön yatırımı minimize ederek faydayı hızlıca görebilmek ve gerekirse vazgeçebilmek oldukça önemlidir. Ve elbette faydayı doğru ölçmek için doğru parametreleri belirlemek gerektiği de unutulmamalıdır. Çeviklik ve yalınlıktan söz edilen dünyamızda yatırım kararlarında da aynı prensipleri takip etmek gerekmektedir.

2- Yeni müşteri bulmak için teknoloji araçları nelerdir?


Şirketler sürekli olarak yeni müşterilere ulaşmak için çalışmalar yaparlar. İşte teknoloji tam da bu noktada işinize yarayabilir. Çoğunlukla şirketlerin yeni müşteri kazanmak için belli rutinleri vardır. Ve genel inanç bu rutinin yeteri kadar başarılı olduğudur. Genel olarak denediğimiz yeni bazı yöntemlerden çok hızlı vazgeçeriz. Örnek olarak günde 20 kişiye e-posta atan bir müşterim bana e-posta ile müşteri bulunması mümkün değil demişti. 20 sayısı müşterimin dünyasında oldukça büyük bir sayıydı ama toplu mailing konusunda 20 sayısı aslında bir hiçti. Bu denize olta atıp 2 dakika bekledikten sonra bu denizde balık yok demek gibi bir şeydi.



İşte tam da bu sebeple yeni müşteri bulmak için yeni teknolojileri etkin olarak kullanabileceğimiz yollar belirlemeliyiz. Şunu unutmamak gerekiyor, hizmet ve ürünümüzün niteliği ne olursa olsun, potansiyel müşterinin bu ürüne ona ulaştığımız anda  ihtiyacı olması çok yüksek bir olasılık değil. Bu sebeple, doğru kişilere ulaşmak, sistemli bir şekilde markamızın bu insanlar arasında bilinirliğini arttırmak, dinamik ve kararlı bir müşteri yaşam döngüsü oluşturmak gerekiyor.

Yani öncelikle mevcut durumu analiz etmeli sonrasında da teknoloji ile ilgili adımları atarak ilk soruda açıkladığımız yatırımın geri dönüşünü, kurallarına uygun olarak ölçmeliyiz. Bu noktada ölçeği de mutlaka doğru belirlemeliyiz. Mesela günde 3 TL'lik dijital reklam verip 5 gün sonunda ne arayan var ne soran demek ne kadar yanlışsa günde 1.000 TL reklam verip bak telefon susmuyor demek de o kadar yanlıştır. Bu sebeple sektör ve ürüne göre doğru kapsam ve hedefler belirlenmeli yatırımın geri dönüşü bu kriterlere uygun olarak takip edilmelidir.

3- İş süreçlerini iyileştirmek için neler yapılabilir?


İş süreçlerini iyileştirme konusunun ölçümlenmesi zor ve özellikle şirket içinde çoğunlukla direnç uyandıran bir konudur. Süreç iyileştirme çalışmalarında çalışanlara artık bu işi şu şekilde yapacaksınız dediğiniz anda çalışanda o iyileştirmeye karşı bir eleştirel bakış açısı gelişir. Adeta o yeni teknolojinin eksikliklerini bulmaya odaklanır. Bu iş bu şekilde yapılmaz diyen tecrübeli ekip üyelerinin karşısında ise yeni teknolojiyi fırsat olarak gören dinamik bir ekip oluşur. Her ne kadar bu ekip daha sempatik görünse de tecrübesizliklerinden dolayı sürece değil teknolojiye yani araca odaklanarak şirketin en önemli değerlerinden biri olan know-how'ın kaybedilmesine neden olurlar.



Değişimi yönetmek konusunda yüzlerce makale ve kitap bulabilirsiniz. Açıkçası bu noktada liderlik, kararlılık ve vizyon değişimin başarısı için en önemli kriterler olarak ön plana çıkıyor.

Bir balıkçıya artık ağ atmana gerek yok tek düğmeye bastığında tüm balıklar güvertene atlayacak dediğinizde önce sevinecek sonra da yaptığı iş ile ilgili tüm şevkini kaybedecektir. Teknolojinin amaçlarından biri verimliliği arttırmak süreçleri iyileştirmektir ama bu amaç şirketin ana motivasyon ve vizyonu çevresinde yapılandırılmalıdır.

Yani çalışanların, müşterilerin, kullanılan ekipmanların ihtiyaçları çevresinde optimum noktanın bulunması için yapılan çalışmalar kullanılabilir ürünler doğurur.  Amaç iş yapış şeklinin tamamen değiştirilmesi değil yeniden yapılandırılmasıdır. İşte bu bakış açısıyla başarılı teknoloji projeleri geliştirilebilir.

İş sürecini iyileştirmek için hadi bir mobil uygulama yapalım şeklinde başlayan çoğunlukla tamamen farklı özelliklerin bir araya getirildiği bir İsviçre çakısını andıran çözümler sadece anlık bir sansasyon yaratırken elde edilen sonuçlar şişirilse dahi sönük kalmaktadır.

İş yaşamında inovasyon bu tarafıyla oldukça naif bir konudur. Süreçlerin doğal ve bir o kadar şık olarak çözülmesi, çalışanların sadece kullanıcı değil iç müşteri olarak ele alınması gereken ve ölçümlenmesi - sürekli iyileştirilmesi gereken bir süreçten söz ediyoruz. Bu açıdan süreç iyileştirmeleri tamamen outsource edilebilecek teknolojik çözümlerden ibaret değildir. Kimse açık kalp ameliyatı yaptırmak istemez ama gerektiğinde yaptırır. İşte bu sebeple iş süreçlerinin iyileştirilmesi konusunda farkındalık ve gereklilik mutlaka şirketler tarafından içselleştirilmelidir.

4- Gerçek ihtiyaçlar nasıl belirlenir?


Neye ihtiyacımız var? Bu soru basit bir o kadar da zor bir sorudur. Çünkü ihtiyaçlar doğru belirlenmezse yapılan çalışmalar anlam ifade etmez. İhtiyaçlar sadece patronun, üst düzey yöneticilerin değil tüm şirketin fonksiyonel olarak varmak istediği nokta ile ilgilidir. Örneğin sahada çalışan personelin hayatını kolaylaştırmak, şirketin ana fonksiyonlarının birinde kümülatif bir pozitif etki yaratabilir.



Ürüne göre ihtiyaç belirlenmemelidir. Bu tehlikeli bir yaklaşımdır. Kullandığınız bir uygulamaya ek bir modül eklendiği için o sizin ihtiyacınız haline gelmez. Bu sebeple ihtiyaçlar konusunda seçici ve inatçı olmak önemlidir. Eğer bir ihtiyaç belirlendiyse mutlaka kayıt atına alınmalı ve çözüm yolları araştırmalıdır.

Özet olarak şirketimin CRM'e ihtiyacı var cümlesi doğru bir yaklaşım değildir. Şirketinizin müşteri yönetimini iyileştirmek için yapılacak çalışmalara ihtiyacı vardır ve bu çalışmalar için CRM iyi bir araç olabilir. Bu noktada vurgulamak istediğim ihtiyaçlarla, araçların karıştırılmaması gerektiğidir.


5- Teknoloji stratejileri nasıl oluşturulur?

Sektörünüze özel ve farklı uygulamaları en kolay fark edebilecek olanlar yine sizlersiniz? Teknolojinin ulaştığı kişi sayısı arttıkça oluşan fırsatlar her şirket için yeni kapılar açıyor. İşinizi daha iyi nasıl yapabileceğinizi, yeni müşterilere nasıl ulaşacağınızı planlamak ve sürekli bu konuda şirketinizi iyileştirmek ancak doğru bir strateji ile mümkün.

Sadece rakiplerinize değil geleceğe bakarak, farklı sektörlerden anolojiler yaparak çok başarılı ürün / hizmet kanalları oluşturabilir, süreçlerinizi iyileştirebilirsiniz.

6- Performans takibi nasıl yapılır?


KPI (Anahtar Performans Göstergeleri) belirlenerek teknoloji kullanımı sürekli ölçümlenmelidir. Nasıl çalışanlarınızı değerlendiriyorsanız, kullandığınız yazılımları, iş akışlarını da aynı şekilde değerlendirmelisiniz. Planlama için kullandığınız yazılımı sırf alıştığınız için mi yoksa yüksek performans sağladığı için mi kullanıyorsunuz? Üretimde kullandığınız teknolojileri değiştirseniz ne olur? Bu gibi sorular ancak analitik sonuçlarına göre elde edilebilir. Eğer bir süreci kısaltmak istiyorsanız, süreci ancak gerçek zamanlı yönetebildiğinizde bir çözüm bulabilirsiniz. Kimi zaman koca bir şirkette küçük bir iş akışı dar boğaz yaratabilir. İşte tam da bu sebeple konuya analitik yaklaşmak oldukça önemlidir.

hızlıYOL Teknoloji ve Dönüşüm


hızlıYOL Teknoloji olarak, kurumsal çözümleri daha etkin olarak kurgulamaya odaklandık. Fayda odaklı çözümler konusunda hep ısrarcı olduk. Çalışmalarımıza bu vizyonla devam edeceğiz. Size değer katmamızı isterseniz bizi arayın, farkı hissedeceksiniz.

0216 405 10 32

Read More »

19 Ekim 2016 Çarşamba

ChatBot Nereye Koşuyor?

ChatBot teknoloji dünyasında giderek artan bir popülariteye sahip. Facebook, Microsoft, Google gibi devler ChatBot konusuna yatırım yapıyorlar. Bu yazımızda, ChatBot'un ne olduğunu değil, bu trendin nasıl ortaya çıktığını ve nereye gittiğini tartışmaya çalışacağız.

ChatBot'un Doğuşu

ChatBot aslında çok yeni bir konu olmamakla birlikte, son dönemde popüler olmuş bir teknoloji. Peki nereden çıktı bu ChatBot 'lar? Mobil uygulamaların yoğun olarak kullanıldığı günümüzde, kullanıcılara yeni bir uygulama daha yükletmek giderek zorlaşmakta, buna ek olarak yapay zeka konusunda yaşanan gelişmeler aslında daha dinamik ve penetrasyonu daha yüksek bir çözüm olan ChatBot 'ları ön plana çıkardı.

Whatsapp 1 milyar, Facebook Messenger 900 milyon, Skype 300 milyon, Viber 249 milyon, Line 215 milyon kullanıcı tarafından kullanılmaktadır. Küresel ölçekte, mesajlaşma platformlarının penetrasyonu oldukça yüksektir. Mesajlaşmanın iletişimde uzun yıllardır sahip olduğu bu etki, iş yaşamında Slack, Skype for Business, Facebook at Work gibi çözümlerle kendini göstermektedir.

Bir diğer açıdan yapay zekanın geliştirilmesi için mesajlaşma platformları en doğru alandır. Kendi kendine öğrenen sistemlerin geliştirilmesi için üzerinde mesajlaşmayı seven milyonlarca tester'a sahip bir ortamın kullanılmaması düşünülemez.

Ayrıca mobil uygulama alanında ciddi bir tıkanma yaşanmaktadır. Aşağıdaki istatistikler KPCB 'nin 1 Haziran 2016 tarihinde açıklanan raporundan alınmıştır;

  • Ortalama bir mobil telefonda 33 uygulama bulunuyor.
  • Sadece 12 uygulama günlük olarak kullanılıyor.
  • Kullanıcılar zamanının %80 'ini sadece 3 uygulamada harcıyor.
  • En çok kullanılan 3 uygulama Facebook, Whatsapp ve Chrome.
  • Yeni uygulama indirme oranı yılda %20 düşüyor.
Sonuç olarak mobil uygulama ölüyor mu? Kısaca hayır ama artık kullanıcıların cep telefonlarında yer alabilmek çok daha zor. İşte tam bu noktada ChatBot 'lar ciddi bir avantaj kazanıyor. Bir Facebook ChatBot 'u yaklaşık 1 milyar kullanıcıya ulaşabileceğiniz bir alan yaratıyor. Elbette ChatBot retention'ı (bağlılık) konusu da ayrıca tartışılmalı fakat uygulama indirmekle, Facebook Messenger üzerinden mesajlaşmak, farklı zorluklardaki aktiviteler olarak algılanabilir.

İşte tüm bu nedenlerle ve elbette Facebook gibi bir devin 2016 Nisan'ı itibariyle aldığı pozisyon sebebiyle ChatBot 'lar gündeme taşındı.


ChatBot Nereye Koşuyor?

Öncelikle ChatBot ile yapay zekanın aynı şeyler olmadığını vurgulamamız gerekiyor. Evet bir ChatBot yapay zeka algoritmalarını kullanabilir ama bu zorunlu değildir. Bu sebeple ChatBot 'u fonksiyonel olarak ele almak oldukça mantıklı gözüküyor.

ChatBot aslında öncelikle yazılım geliştiricilere yeni bir arayüz kazandırıyor. Yani farklı işletim sistemleri için yazılan mobil uygulamalara gerek kalmadan, hızlı bir şekilde işlemlerin yapılabileceği bir alan sağlıyor. Bu alanda yapılabilecekler ise kullanıcı, ihtiyaç ve stratejinin doğru planlanması ile sınırlı.

ChatBot 'un ana avantajlarından biri de, aynı işlevleri ele aldığımızda bir ChatBot 'un üretim maliyeti, mobil uygulamadan çok daha düşük. Buna ek olarak, ChatBot 'lar çevik üretim sürecine çok uygun bir yazılım geliştirme imkanı sunuyor. Bir ChatBot 'u yayına aldıktan sonra yeni fonksiyonları eklemek için kullanıcı deneyimini kolaylıkla kullanabilirsiniz.

Elbette kullanıcıların ChatBot deneyimi sırasında, özellikle temel bir süreci yönetirken, mesajlaşma adımlarını uzatmamak oldukça önemlidir. ChatBot geliştiricilerin düştüğü ana hatalardan biri kullanıcıları uzun mesajlaşma adımları ile zahmetli bir sürece sokup, mesaj sayısına bakarak başarılı olduklarını sanmalarıdır. Bu sebeple Facebook Messenger, özellikle seçerek / tıklayarak ilerlemeye imkan veren kısa yollar yaratmaya çalışıyor ve iletişimi hızlı şekilde ilerletmeyi hedefliyor.

Kullanıcılar sohbet etmek değil, amaçlarına ulaşmak istiyorlar. Bu sebeple ChatBot tasarımının, net bir amaca ulaşmak için kısa yol yaratacak nitelikte olması ayrıca önemlidir.

ChatBot büyük bir değişimin habercisi olabilir. Bu noktada doğru strateji kurulması firmalar için dikkat edilmesi gereken nokta olarak ön plana çıkmaktadır.

Değişimi Yakalamak

ChatBot 'lar, gelecekde robotların atası olarak tanımlanabilir. Unutmadan mesaj ile komut başlatmak insanların çoğu için çok yorucu / sıkıcı bir yöntem. Bu sebeple, görsel hafıza kullanımına dayalı ChatBot uygulamalarının önümüzdeki dönem artmasını bekliyoruz.

Öyle ya da böyle ilk robot arkadaşlarımız ya da yardımcılarımız ChatBot 'lar olacak gibi görünüyor. Değişimi doğru noktada yakalamak, popüler terimleri yakalamaktan çok daha zor. Bu sebeple ChatBot stratejileri üzerine iyice düşünmemiz gerekiyor.

hızlıYOL Teknoloji olarak, kurumlara ChatBot noktasında değer katacak fikirlerimiz ve çözümlerimiz var. Bizimle tanışmak isterseniz dönüşünüzü bekliyoruz.

0216 405 10 32



Read More »

28 Haziran 2016 Salı

Kurumsal Yalınlık ve Teknoloji Çözümleri

Kurumsal Yalınlık ve Teknoloji Çözümleri


İş süreçlerinin optimize ederek, verimliliği artırmak her zaman şirketlerin en önemli amaçlarından biri olmuştur. Farklı iş akışları üzerinde oluşturulan çözümler, proje yönetimini kolaylaştırmakta ve verimsizliği azaltmaktadır.


Yalın Çözümler


Para Merkezli Bakış


İş süreci yönetiminde maliyetleri ve nakit akışını kontrol altına alarak, süreci optimize etmek bir çok şirket için ilk tercih edilen yöntemdir. Bu yöntemde iş sürecinin kalbinde muhasebe, satın alma işlemleri yer almakta süreç bu omurgaya bağlı olarak optimize edilmektedir. Bu bakışın teknoloji dünyasındaki karşılığı ERP sistemleri olarak görülebilir. ERP 'nin bu açıdan en büyük artısı sonuçların ölçülebilmesinin daha kolay olmasıdır. Kaynak kullanımın merkeze koyulduğu süreçlerde, ERP yönetime ciddi bir güç katmaktadır.




Ürün Merkezli Bakış


Ürünün merkeze koyulduğu ve ürünün yaşam döngüsünün yönetildiği sitemler PLM olarak adlandırılmakta olup, üretim süreçlerinin optimizasyonunda oldukça etkilidirler. PLM yaklaşım itibariyle üretim sürecini merkez alan bir süreç yönetim anlayışı ile tasarım, kalite, kullanıcı deneyimi gibi konulara daha etkin yaklaşabilmektedir.

Yalın Üretim


İnsan Merkezli Bakış


Öyle ya da böyle her iş akışının merkezinde insan bulunmaktadır. Bu açıdan iş süreçleri insanların birbirleri ya da makinelerle olan etkileşimi olarak tanımlanabilir. Bu tanımın ışığında merkeze insanı alan bir süreç yönetim sistemi ile üretkenliğin arttırılması mümkündür.


Teknoloji

Sentez


Yukarıda belirtilen üç bakış açısıda aslında aynı amaçla benzer çalışmaları yapabileceğimiz ortamlar olarak ön plana çıkmaktadır.

Özellikle üretimin artık dijitalleştiği günümüzde insan - insan, insan - makine, makine - makine etkileşimlerini yönetmek bizi daha farklı bir aşamaya taşıyor. Üretim sektöründe, tasarımda, hizmet sektöründe iletişimin yeni bir boyuta geçtiğini görmek artık çok daha kolay. Yapay zeka, big data, IoT derken süreçlerin optimizasyonunu çok daha karmaşık bir hale getirdiğimizi görmemiz gerekiyor. Anlık verilerle, binlerce çalışan, makine ve sensörü bir araya getirmek, merkeze teknolojiyi koymayı zorunlu hale getiriyor.


Yalınlık


İşte bu noktada yalınlık önemini arttıran bir kavram olarak ön plana çıkıyor. İnsan beyninin yaptığı milyarca işlemi sadece bir kaç dakikada oluşturduğumuz cümlelerle aktarabildiğimiz gibi, bu yalınlığı teknoloji merkezli iş süreci analizlerimizde kullanabilmeliyiz.

BIOT = BOT + IoT

BIOT

hızlıYOL Teknoloji olarak, teknolojinin iş süreçlerini daha anlaşılır ve kolay optimize edilebilir kılacağına inanıyoruz. Bu inançla, iş süreçlerini, daha akıllı ama daha yalın hale getireceğimiz yeni bir proje geliştiriyoruz. Bu projemizde sektörlere özel iş akışlarını, akıllı mesajlaşma, mesajlaşma bot'ları (chat bot'lar) ve sensörlerle birleştiriyor, bir arkadaşınızla mesajlaşır gibi iş akışlarını canlandırabileceğiniz yeni bir model oluşturuyoruz. Mesajlaşarak, iş arkadaşlarınızla, sensörlerle iletişim kurmak rutin işleri mesajlaşma bot 'larına yaptırmak ve verileri anlamlı olarak paylaşabilmek artık çok daha kolay.

BIOT isimli projemiz ile inşaat, satış ve üretim süreçleri için çalışmalarımıza başladık. Kurulduğumuz günden beri fayda temelli teknolojiden söz ettik, bugün bu konuda yeni bir aşamaya geçtik, insan ve teknoloji merkezli yalınlık...

Bu dönüşümün içinde yer almak istiyorsanız bizi arayın size özel iş akışları ve sensör entegrasyonları ile mekanlarınız ve makineleriniz ile mesajlaşmaya başlayın. Elde ettiğiniz gerçek zamanlı raporlar ile teknolojinin gücünü hissedin.

Orta yada büyük ölçekli şirketlere bir iş akışından başlayarak adım adım büyütebilecekleri bir çözüm sunuyoruz.

info@hizliyol.com 'a bir mail atın yolculuğa başlayalım !



Read More »

19 Nisan 2016 Salı

Adwords - Yeni Müşterilere Açılan Kapı

Küçük - Orta Büyülükte Firmalar İçin

Adwords reklamcılığı sadece belli başlı firmaların yapabileceği bir reklam çalışması gibi görülmemelidir. Bir çok açıdan Adwords küçük ve orta ölçekli işletmeler için yeni kapılar açmaktadır.



Hedefleme

Adwords'de asıl soru müşteri kitlenizin net olarak belirlenmesidir. Müşteri kitleniz doğru belirlendiğinde, onlara ulaşabilecek en doğru kanalları belirlenmesi gerekiyor. Müşterilerinizin hangi aramalar sonucunda size ulaşmalarını beklediğinizi, müşteri kitlenizin ortak ilgi alanlarını belirleyerek küçük ama etkili kampanyalar yapabilirsiniz. Aynı şekilde coğrafi hedefleme ile gereksiz reklam harcaması yapmazsınız.

Arama Reklamcılığı

Doğru reklam gruplarının ve anahtar kelimelerin belirlenmesi oldukça önemlidir. Anahtar kelimelerin sitenizle olan ilişkisi, reklamdan sitenize gelenin yaşadığı deneyim oldukça önemlidir. Örnek olarak sitenize gelen bir kullanıcı yavaş açılan, istediği bilgiye ulaşamadığı bir siteyle karşılaştığında tüm çabalar boşa gitmektedir. Bu sebeple sitenizin net anlaşılır ve gelen müşterinin dönüşüm sağlamasını sağlayıcı nitelikte olması beklenir.

Reklamda ana amacı 1 sırada çıkmak olarak gösteren birçok reklam görebilirsiniz.Birinci sırada çıkmak size daha çok para harcatabilir ve oldukça anlamsızdır. Bütçenizi hızla tüketmenizin size hiçbir faydası yoktur.

Arama reklamcılığında ajansların ana görevleri;
- Hesabın kuruluşunda şirkete uygun yapıyı geliştirmek,
- Hesabı optimize ederek bütçeye uygun maksimum tıklama ve dönüş sayısına ulaşmak.




Görüntülü Reklam Ağı

Görüntülü reklam ağı sitelerde gördüğünüz banner'larda reklam çıkarmanızı sağlar. Bunlara ek olarak mobil uygulamalarda da reklamlarınız yayınlanır. Görüntülü reklam ağında hedefleme çok önemlidir. Bu reklam tipi daha çok kişiye ulaşır ama az tık alır. Bu sebeple kampanyayı akıllıca kurgulamak çok önemlidir.

Ajanslar bu reklam tipinde hem farklı banner'lar yaratmanızı sağlarken hedeflemeyi doğru yapmanızı sağlarlar. Ajans olmadan çalıştığınızda araba yıkama şirketinizin reklamını araba oyunlarında yayınlatarak çocuklarda gereksiz tıklar alabilir ve para kaybedebilirsiniz.

Video Reklamcılık

Artık video çekmek çok daha kolay, bu sebeple video reklamları küçük şirketler içinde ciddi bir opsiyon haline gelmiş durumda. Özellikle viral işler ile fark yaratmak bir çok insana ulaşmak mümkün gözüküyor.

Asıl Önemlisi Fayda

Reklam verdiğinizde size ne faydasını olduğunu anlamak için sitenizi izlemeniz, reklamdan gelen satışları belirlemeniz gerekmektedir. Satışlarınızı arttıran bir reklam yatırımını arttırmak oldukça akıllıca olur.

Adım Adım İlerleme

Eğer adwords'a yeni giriyorsanız bütçenizi adım adım arttırın. Elde edilen sonuçları takip ve sürekli optimizasyon yapın. Optimizasyon adwords için anahtar kelimedir. Sürekli kampanyanın takibi ve iyileştirmeler daha az bütçeyle daha çok iş yapmanızı sağlar.

Google Ajansları

Öncelikle unutmayın Google Ajanslara direk ödeme yapmaz. Yani ajanların tek gelir kaynağı sizden aldıkları ücretlerdir. Adwords reklamlarına başlarken, sizi birinci çıkarırız, yok satışlarınız %50 aratacak tarzı yaklaşımlardan uzak durun. Google yaptığınız ödeme ve ajansa verdiğiniz parayı ayrı inceleyin.

Ajansın size vereceği hizmeti tam olarak anlayın. Optimizasyon sıklığı, raporlama şeklini başlatan öğrenin. Bazı ajanslar kendileri arayüz oluşturabilir. Bunu yapan tüm ajanslar kötü niyetli olmasa da bu konuda dikkatli olun sonuçları manipüle ederek size gösterebilirler.

Küçük Orta Büyüklükte Şirketler

Adwords'te her bütçeye hitap edilen bir kampanya düzenlenebilir. Size fayda sağlayacak kampanyalar için ön çalışma yapmaktan mutluluk duyarız.

En üstte olmadan, belirli saatlere ağırlık vererek çok küçük bütçelerle fayda sağlayabilirsiniz.

HızlıYOL Teknoloji

HızlıYOL Teknoloji olarak, Adwords konusunda sizlere hizmet sunmaktan mutluluk duyarız.

Ücretlerimiz, verdiğiniz reklam bütçesinin boyutuna göre harcamanızın %20 - %25 arasında değişim gösterir. İsterseniz ayda 100 TL gibi küçük bir bütçeyle başlayabiliriz. Bize ulaşın reklam konusunda fayda temelli çözümler sunalım.

info@hizliyol.com
Read More »

27 Ocak 2016 Çarşamba

Satış Ekipleri - Performans - Teknoloji

Akıllı Mesajlaşma Platformu


hızlıYOL Teknoloji olarak, mesajlaşmanın kurumsal kullanımı üzerine çalışmalar yapıyoruz. Akıllı mesajlaşma ile tetikleyici kelimeler ve mesaj şablonlarını kullanarak, kurumsal veri akışını yönetmeyi hedefliyoruz.

Şu anda...


Söz ettiğimiz sadece bir fikir değil. 2015 yılı Kasım ayından itibaren farklı sektörlere ait demolar yaratmaktayız. Demo talebiniz olması durumunda TeamChat sayfasının sonunda bulunan formu doldurabilirsiniz.

Akıllı mesajlama ile;


Saha ekiplerinden hızlı bilgi alabilirsiniz
İş alanınızla ilgili resimleri paylaşabilirsiniz
İş akışlarınızı mesajla yönetebilirsiniz.
Kullandığınız diğer yazılımlara bilgi girişini mesajla yapabilirsiniz.
Çalışanlarınız lokasyon paylaşımı yaparak kolay mobilize olabilirler
Çalışanlarınıza anket yapabilir, görüş alabilirsiniz.
Girilen tüm bilgileri analiz edebilir, rapor alabilirsniz


Hangi Sektörler


Akıllı mesajlaşma tüm sektörler için kullanılabilir. HızlıYOL Teknoloji için şu an İnşaat, Bankacılık ve Satış ekipleri için çalışmalar yapmaktayız.


Kendi Uygulamanız


Akıllı mesajlaşma uygulamasını size özel hazırlayacağımız bir uygulamanın içine gömebiliriz. Bu sayede çalışanlarınız iOS yada Android telefonlarına şirketinin özel mesajlaşma uygulamasını indirirler. Bu sayede kurumsal kimliğiniz geliştirmiş olabilirsiniz.

Demo Satış Süreci


Süreçler özelleştirilebilir. Bizim satış demosu için senaryomuz ise şu şekilde;

Adım 1: Satıcı müşteriye gittiğinde check-in yapar. Müşteri adres bilgisi otomatik kayıt altına alınır.
Adım 2: Müşteri ile ilgili isim, soyad ve şirket bilgisi mesaj üzerindeki seçmeli menülerden seçilir.
Adım 3: Görüşme tamamlandığında, görüşme bilgisi mesaj olarak sisteme girilir.
Adım 4: Yönetici satış ekibinin ziyaret bilgileri ile ilgili rapor alır.

Yukarıda verilen örnek; sadece demo amaçlıdır. Süreçlerinize ve sektörünüze göre özelleştirme yapılır.


Fiyat ?


Uygulama firmanıza özel olarak geliştirilir. Bu çalışma için süreçleriniz ve beklentilerinize göre bir teklif hazırlanır.

Kullanmaya başladıktan sonra kullanıcı sayınıza bağlı aylık ödeme yaparsınız.

Fiyat detayları ve demo için bize ulaşın.

info@hizliyol.com

Read More »

29 Temmuz 2015 Çarşamba

Teknoloji - Kobiler - Orta Gelir Tuzağı

Makro Ekonomik Analiz

Orta gelir tuzağı bir ülkenin belli bir kişi başına milli geliri geçememesi durumudur.  Orta gelir tuzağına düşmüş bir ekonomide görülen ana sorunlar, tasarrufların ve yatırımların zayıf olması, üretimin çeşitlilik göstermemesi yine buna bağlı olarak, üretimin zayıf ve emek piyasasının baskı altında olmasıdır.Türkiye ekonomisi incelendiğinde, ekonominin orta gelir tuzağında olduğu görülmektedir. Makro ekonomik açıdan bakıldığında, Türkiye ile Güney Kore arasında oluşan ana fark Güney Kore'nin orta gelir tuzağını yüksek tasarrufa bağlı yatırım ve üretkenlikle aşmasıdır. Bu açıdan bakıldığında üretimin çeşitlenmesi, tasarruf kaynaklı yatırımların ve üretkenliğin artması orta gelir tuzağını aşabilmek için ana şartlardır.

tasarruf oranı

Mikro Ekonomik Analiz

Makro ekonomik bu tespiti, mikro ekonomik olarak ele aldığımızda, birçok şirketin Türkiye'ye benzer durumda olduğunu görürüz. Türkiye'de özellikle özel sektör borçlanması giderek artmakta buna karşılık üretim çeşitliliği ve verimlilik ise yerinde saymaktadır. Bu sebeple uzun süreler hayatta kalmış birçok kobi belli ciroları geçemez ve karlılıklarını artıramaz. Bu açıdan bakıldığında Türkiye ekonomisi ile kobilerin kaderinin aynı olduğu rahatlıkla söylenebilir.

Borç durumu

Teknoloji Kullanımı

Orta gelir tuzağının çözümü üretkenlik ve üretim çeşitliliğinin sağlanmasından geçiyor. Bu açıdan bakıldığında orta gelir tuzağından kurtulmanın ana yolu teknolojiyi merkeze koyarak üretkenliği arttırabilmek. Aşağıdaki grafikte ARGE harcamaları, GSYH'nın yüzdesi olarak gösterilmiştir. Eğer Türkiye'de kobilerle ilgili bir çalışma yapılsa aynı durum ortaya çıkacaktır. Kobilerin cirolarının %1'den daha fazlasını ARGE ayırmadığı rahatlıkla söyleyebiliriz.

teknoloji arge yatırımı

Türkiye'de kobilerin çoğunun genel olarak izlediği yol, ithal ettikleri ürünler için Türkiye'de bir pazar yaratıp, satış odaklı bir organizasyon ile yüksek kaldıraç (borçlanma) kullanarak ciro elde etmektir. Elbette bu iş modeli kabul edilebilir ve gelir getiren bir modeldir. Ne yazık ki bu model ile orta gelir tuzağının aşılabilmesi mümkün değildir. Çünkü bu tip bir modelin daha büyük ciro getirebilir hale gelebilmesi için sistemin teknoloji yardımıyla otomotize edilmesi gerekmektedir. Bir üründen bir tane satmakla 100.000 tane satmak arasında yönetim, teknoloji ve altyapı olarak çok büyük farklılıklar vardır. Ülkemizde patron merkezli yönetim anlayışı ve çalışanların kendilerine has planlama yöntemleri ile bu bariyerin aşılması mümkün değildir.

Ülkemizde az sayıda bulunan üretime dayalı kobilerde, teknoloji kullanımı yetersizliğinden, maliyet üzerindeki baskı çalışanların sırtına yüklenmekte bu sebeple, verimsiz ve kalitesiz bir üretim yapısı ortaya çıkmaktadır.

Yönetim Açısından Kobiler

Başarılı kobilerin yöneticileri genellikle işlerini iyi bilen profesyonellerdir. Bu noktada sorun işin nasıl iyi yapılacağının bilinmesi değil şirket stratejisinin doğru belirlenmesidir. Bir restoran işletmekle restoran zinciri kurmak arasında büyük bir fark vardır. Bu sebeple, kobiler iki durumla karşı karşıya kalır; ya büyümekten vaz geçerek durumlarını korumaya çalışırlar yada kontrolsüzce bir büyüme yarışına girerek kaliteden ödün verirler. İşte bu noktada önemli olan stratejik olarak şirketin doğru pozisyonlanması ve ulaşılacak hedefler doğrultusunda teknolojinin etkin kullanılmasıdır.

Büyümeden Olmaz mı?

Elbette olur ama bu durumda mutlaka sektörde kopyalanması zor bir rekabet avantajınızın olması gerekir. Bu noktada da teknoloji firmanıza çok büyük değer katabilir. Süreçlerinizi optimize ederek, bilgi birikiminizin şirkete sürdürülebilir değer katmasını sağlayabilirsiniz.

Teknolojiye Bakışımız

Ne yazık ki, özellikler orta ölçekli şirketler teknolojiye bir masraf merkezi gözüyle bakmaktadırlar. Teknolojinin yeni cep telefonu olarak algılandığı ülkemizde, bu durumu çok da garipsememek gerekir. Bu bakış aslında yukarıda söz ettiğimiz sorunların ana kaynağıdır. Yöneticiler başarısızlıklarını, çalışanların maaşlarını baskılamak için kullanmaktadırlar. Bu durum çalışan kalitesini düşürmekte ve şirketler geçemedikleri orta gelir tuzağına daha derin saplanmaktadırlar.

Teknoloji ile Ne Değişir?

Doğru teknoloji uygulaması büyük yatırımlar yapmak anlamına gelmez. Doğru yatırımlarla anlamlı faydalar sağlamak ana amaç olmalıdır. Kobilerin bulundukları sektörlere göre stratejilerini netleştirerek yapmak için değil gerçekten rekabet avantajı yaratmak için teknolojiyi kullanmaları gerekir.

Bu noktada kopyalamak, herkesin yaptığını tekrar etmek kimseye bir yarar sağlamaz. Gerçekten hedefler, müşteriler ve bütçeler çerçevesinde çok başarılı adımlar atılabilir. Yada daha yıllarca biz bir türlü büyüyemiyoruz der dururuz, sanki bir şansızlıktan söz eder gibi.

HızlıYOL Teknoloji




Read More »

21 Temmuz 2015 Salı

CRM Yazılımları Karşılaştırma

CRM Strateji

CRM YAZILIMLARI

CRM yazılımlarını karşılaştırmak için farklı kriterler kullanabiliriz. Tüm CRM (Customer Relation Management) yazılımlarında olan ana özellikler şu şekilde sıralanabilir;

  • Müşteri Veri Yönetimi: Müşteri ile ilgili kontak bilgileri, yazışmalar, teklifler ve notların belli bir veritabanı düzeni içerisinde yönetilmesi.
  • İlişki Yönetimi: Müşteri ile ilgili mail, telefon, toplantı ve tüm görüşmelerin planlanması, kayıt altına alınması ve raporlanması.
  • İş Akışı Otomasyon: Müşteri ile ilgili yapılacak çalışmaların otamatize edilmesi. Örnek olarak A şirketi talep gönderdiğinde, Satışçı Ali'ye görev düşsün yada müşteri kayıt olduğunda hoş geldin maili gitsin.
  • Raporlama: Satış hedeflerinin belirlenmesi, satış ekibinin performansının takibi için hazırlanan raporlar.
Yukarıda saydığımız özellikler bir CRM'de olmasını beklediğiniz ana özelliklerdir. Bu ana özelliklerin üzerine farklı sistemler eklenerek şirketin tüm süreci CRM'e bağlı olarak yönetilebilir. Eğer satış odaklı bir şirketseniz, tüm sisteminizi CRM üzerine kurmanız doğru olacaktır. Bu açıdan bakıldığıda HızlıYOL olarak kullandığımız ZOHO CRM,  stok yönetimi ve ön muhasebe modülleriyle entegre olarak, müşteri ilişkilerine bağlı olarak teklif ve satış sürecini yönetmemize imkan vermektedir.

Aşağıda farklı CRM yazılımlarının karşılaştırmasını görebilirsiniz. Bu grafikte y ekseni yazılımın sektörde kullanılırlığını, x ekseni ise müşteri memnuniyetini göstermektedir. Lider grubunda bulunan yüksek performanslı ve çok kullanılan yazılımlar, Salesforce, Zoho, Hubspot, Dynamics ve Nimble olarak ön plana çıkmaktadır. Yüksek müşteri memnuniyetine sahip ama kullanımı az olan birçok yazılım liderlere hızla yaklaşmaktadır.  Bu grupta bulunan yazılımlardan bazıları pipeline deals, salesnet, workbooks.




Şahsi olarak, bu yazılımlardan bir çoğunu denemiş bir olarak, her bir yazılımın kendine göre çok güçlü özellikleri olduğunu söyleyebilirim. Şirketinize uygun ürünü seçmek için bizlerle irtibata geçebilirsiniz.
Read More »

10 Temmuz 2015 Cuma

Ücretsiz CRM Kullanabilmek Mümkün mü?

ÜCRETSİZ CRM

CRM yazılımları günümüzde teknolojinin bir çok imkanını kullanmaktadır. Bu açıdan bakıldığında CRM yazılımı seçerken dikkat edilmesi gereken en önemli noktalar şu şekilde sıralanabilir.

1- Sosyal CRM: 

Kullandığınız CRM'in sosyal medya ortamlarına entegre olabilmesi. Günümüzde bu özellik CRM kullanıcılarının hayatlarını oldukça kolaylaştırmaktadır. Bu özellikle sayesinde potansiyel müşterinize ait birçok bilgiyi facebook, linkedin, twitter gibi sosyal ağlardan kolaylıkla toplayabilirsiniz. Ayrıca yine bu sosyal ağlarda ürünlerinize ilgi gösteren müşteri adaylarını CRM üzerinden yönetebilirsiniz.

2- Mobil: 

Günümüzde mobil cihazler hepimizin hayatının ayrılmaz bir parçası oldu. Bu açıdan kullandığınız CRM yazılımının mutlaka mobil cihazlarda kullanılıyor olması gereklidir. Bu kullanımdan kastım, akıllı telefon ile yaptığınız satış aktivitelerini kayıt altına almanızdır. Örnek vermek gerekirse telefonla yaptığınız bir görüşmeyi not düşerek tek tuşla sisteme kayıt edebilmelisiniz.

3- Entegre Edilebilirlik: 

Bu nokta CRM yazılımları için oldukça önemlidir. CRM'in outlook, MS Office, Google Docs gibi günlük hayatta kullandığınız sistemlerle entegre olabilmesi gerekmektedir. Ancak bu şekilde, hazırladığınız bir teklifi veya ilgili mailleri kolaylıkla müşteri hesabınıza bağlayabilirsiniz.

4- Kolay Kullanım: 

Kullanım kolaylığı CRM gibi bir yazılım için hayati öneme sahiptir. Kimse kullanımı zor olan bir sisteme veri girmek istemez. bU sebeple günümüzde artık CRM'i oyunlaştırarak bilgi girmeyi kolaylaştırmaya çalışan ürünler geliştirilmektedir. Ayrıca  kullanım kolaylığı, ekibin eğitilmesi için gerekli zamanı minimize edecektir.

5- Otomatik İş Akışları: 

Otomatik iş akışlarının kolaylıkla oluşturulması, satış ekiplerinin doğru zamanda müşteriye ulaşabilmeleri için oldukça yararlıdır.

6- Etkin Raporlama: 

Raporlama CRM'in fayda sağlaması için en önemli kısımlardan biridir. İçeri alınan bilgilerden doğru ve hızlı rapor alınabilmesi CRM seçiminde dikkat edilmesi gereken bir kriterdir. 

Ücretsiz CRM kullanmak mümkün mü? 

Bu sorunun kısa cevabı evet. Ücretsiz crm kullanabilmek için birçok alternatifiniz olduğunu söyleyebiliriz. Bu noktada önemli olan bu yazılımların sizin ihtiyaçlarınıza göre uyarlanarak size fayda sağlamasıdır.

İki tip ücretsiz CRM'den söz edebiliriz;

- Açık kaynak kodlu CRM yazılımları: Açık kaynak kodlu CRM yazılımları, eğer bağış yapmak istemiyorsanız tamamen ücretsizdir. Ama yazılımları özelleştirmek ve etkin olarak kullanabilmek için yazılım bilgisi ve tecrübeli bir admin'e ihtiyacınız olacatır. Bu açıdan, açık kaynak kodlu yazılımların da size masraf yaratacağını unutmayın.

- SaaS tipi CRM yazılımları: "Software as a Service" tipi yazılımlar aslında yazılım kiralama mantığına dayanırlar. Yazılımı kullandıkça aylık yada yıllık ödeme yaparsınız. Bu tip CRM yazılımlarını belli sınırlamalar altında ücretsiz kullanma şansınız vardır.

Aşşağıda Capterra'dan alınmış karşılaştırma tablosunu bulabilirsiniz.

CRM Karşılaştırma


Özellikle küçük ve orta ölçekli firmalar için yukarıda belirtilen yazılımların ücretsiz versiyonları oldukça yeterli gözüküyor.

Biz HızlıYOL Teknoloji olarak yukarıda belirtilen ürünleri deneyerek ürünlerin performanslarını belirlemeye çalıştık. Her ürürnün kendine göre iyi özellikleri olduğunu söyleyebilirim. Biz şirket olarak ZOHO CRM'i tercih ettik. Hem kullanım kolaylığı hemde bedava versiyonu ile istediğimiz tüm çalışmaları yapabiliyor olmamız bizi etkiledi.

Tekrar etmek istiyorum, söz ettiğimiz ücretsiz deneme değil. Ücretsiz olarak kullanabilmek. Örnek vermek gerekirse biz ZOHO CRM'i 10 kişiye kadar mevcut özellikleri ile kullanabiliyoruz.

Eğer CRM kullanmaya karar verirseniz, lütfen bize ulaşın. Size çok yardımcı olabiliriz.
Read More »

8 Haziran 2015 Pazartesi

Girişimciler için: The Startup Conference İzlenimleri

Bu yazımızda, HızlıYOL teknoloji olarak 14 Mayıs 2015'de San Francisco'da katıldığımız "The Start-up 2015" konferansı ile ilgili görüşlerimi paylaşacağım. Öncelikle konferansa ciddi bir katılım olduğunu söylemem gerekiyor. Konuşmacıların ise slikon vadisinde bu işin içinden gelen yatırımcı ve şirket yöneticilerden oluşması bu etkinliğin başarısının ana sırrı.

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki başarılı bir start-up şirketi kopyalama ile kurmak mümkün değil. Türkiye'de çokça söylendiği gibi Amerika'daki fikri getir, Türkiye'ye çak mantığı ne yazık doğru bir yöntem değil. Çünkü Amerika'nın gerçekleri Türkiye'den çok farklı. Dolayısı ile ihtiyaçlar, öncelikler ve beklentiler de farklı. Bu sebeple Amerika'daki yeni fikirler genel trendleri anlamak açısından çok önemli.

Buna ek olarak, etkinlikte gördüğüm, start-up kurayım, destek alayım, çok para kazanayım mantığı kesinlikle çok yanlış. Çünkü başarılı şirketlerin tümünün bir felsefesi var aslında, Amerika'da yatırım alan fikirler kesinlikle ürünle ilgili değil. İki ana kriter var; ekip ve fikrin arakasında yatan felsefe. Somutlaştırmamız gerekirse, udemy sadece bir portal fikriyle değil, insanların eğitime nasıl daha hızlı ve kolay ulaşabileceği felsefine dayalı olarak ortaya çıkmış bir şirket. Elbette fikrin arkasında felsefeye inanan bir takım ile ortaya başarılı bir girişim çıkarma ihtimali yükseliyor. Bu noktada diğer önemli bir konu network. Türkiye'de sizin fikrinizi geliştirecek insanlara ulaşmak Amerika'daki gibi kolay değil.

Özet olarak, vizyon çevresinde yetkin ekiplerle harmanlanmış fikirler doğru network ile gelişerek başarıya ulaşıyor. Türkiye'de yaklaşım sorunu burda başlıyor. Crunch base'den duyduğu fikri bir şekilde ürüne çevirip sonra da venture'dan destek alıp zengin olma hayali. Üzülerek söylüyorum, bu bakış açısıyla hareket eden arkadaşların başarı şansı çok düşük.

Bir de girişimcilerin, yatırımcıya bakış açısı çok farklı, çünkü Amerika'da yatırımcının fikre ne değer katacağı, projeye kaç para koyacağından önemli. Bu sebeple girişimciler şirketlerinden pay verirken, gerçekten değer katacak bir yatırımcı bulduklarında bu konuda oldukça rahat davranıyorlar. Çünkü asıl önemli olan fikrin altındaki vizyonun gerçekleşebilmesi.

Etkinlikte gördüğüm Amerikalı yatırımcıların ana kriterleri şunlardı;
- Ekip
- İşin yapılabilirliği
- Fikrin para getirme başarısı
- Girişimcinin konuya yaklaşımı

Girişimcinin konuya yaklaşımı konusunda, yatırımcılar tam bir denge noktası arıyorlar. Gerçekten geniş bir konsept içinde kapasitesine uygun bir odaklanma ile hareket eden girişimciler ön plana çıkıyor. En tehlikeli girişimci her şeyi yaparım tarzı konuşanlar. Bu tip girişimciler ciddi eleştiri alıyor. Özellikle biz sadece sektörün bir kısmına odaklanıyoruz diyenler takdir topluyor. Ayrıca girişimcilerin mutlaka finansal konularda ayakları yere basan sunumlar yapmaları çok önemli. Özellikle tümden gelim yöntemi çok tehlikeli gözüküyor. Yani pazarın %10'nu alırım gibi temeli olmayan ve sayıya döküldüğünde şüphe uyandıran açıklamalardan sakınmak lazım.

Unutmayalım, melek yatırımcılar büyük risk aldıklarının farkındalar. O yüzden onları risk olmadığına ikna etmeye çalışmak boşa kürek çekmek. Bunun yerine girişimciler riskleri bildiklerini ve bunu paylaşmak istediklerini söyleyerek daha başarılı sunumlar yapabilirler.

Etkinlikte başarılı bir drone uygulaması sunan girişimci, fikrini teknik olarak sunduktan sonra herkesin takdirini topladı. Nasıl para kazanacaksın dediklerin de tatmin edici bir cevap veremedi. Bir de crowfunding ile aldığı ön siparişleri ciro olarak belirtince tüm güveni kaybetti.

Garage Technology Venture'ın yönetici direktörü Bill Reichert açıklamasında, fikriniz iyiyse, tek amacınız yatırım bulmak olmamalı, asıl amacınız bu işi daha ileri götürebilmek için doğru insanları bulmak olmalı diyerek aslında doğru yaklaşımı gayet güzel açıkladı.

Son olarak, girişimcilerin en zorlandığı konulardan biri işin boyutu büyüdüğünde konuya nasıl yaklaşılacağı ile ilgili bir plan olmaması. Örnek olarak, bu sene 100 bin dolar, seneye 1 milyon dolar gelir bekleyen bir yatırımcı, giderlerinde çok az bir atış yapıyor, sorulduğunda ise ben işi biliyorum diyerek kestiriyor. Ne yazık ki, özellikle hizmete dayalı bir iş yapıyorsanız bu tip yaklaşım sizi felakete götürebilir.

Sonuç olarak konferansta öne çıkan fikirler şu şekilde,
- Peer to peer çözümler,
- Güven üzerine kurulu çalışmalar
- Giyilebilir cihazlarla ilgili yeni fikirler
- Hizmet sektörünü dijitalleştiren çözümler
- IoT ile ilgili big datayı da içeren kullanıcı dostu çözümler
- Sosyal platformları farklı boyutlara taşıyan fikirler

HızlıYOL olarak, Türkiye'de yeni girişimlerin Türkiye dönüştürebilmesi için önümüzde çok ciddi engeller olduğunu düşünüyoruz. Ama iyi örneklerle başarı için çalışmaya devam.


Read More »